CAYBURG.COM
Cevapla
Takıntılarınız hastalık olmasın! Bu konu 8 defa okundu ve 0 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 02.09.2008, 16:34   #1
Bayan MyLove
Bayan Yönetici
Standart Takıntılarınız hastalık olmasın!

Takıntılarınız hastalık olmasın!

"Ya sevdiklerime bir şey olursa", "Ocağı veya kapıyı açık unutmuş olabilir miyim?", "Bu hareketi 100 kere yapmazsam işlerim ters gider" gibi düşünceler aklınıza geliyor ve saçma olduğunu bildiğiniz halde sürekli tekrarlıyorsanız, "takıntı" hastalığının kıskacında olabilirsiniz...


Yeşim Sert Karaaslan


Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi’nde Uzman Psikiyatrist Dr. Yasemen Işık Taner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında "takıntı" olarak bilinen "Obsesif Kompulsif" hastalığının erken dönemde tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu hastalık tedavi edilmediğinde kişinin yaşam biçimini ve işlevselliğini etkilediğini söyledi.

Her sağlıklı bireyin çeşitli takıntıları olabileceğini ifade eden Taner, takıntıların hastalık olarak tanımlanabilmesi için bunların çok yoğun olarak yapılması ya da takıntılara günde en az 1 saatin ayrılması gerektiğini kaydetti.Taner, yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’de kaygı bozukluğunun görülme sıklığının ergenlerde ve çocuklarda 8-16 yaş arasında yüzde 10 olduğunu, ortalama yaşam boyu yaygınlığının ise yüzde 2-3 arasında değiştiğini söyledi.

Erişkin hastaların üçte biri ile yarısında hastalığın çocukluk döneminde başladığının tespit edildiğini belirten Taner, "Tedavi edilmediğinde başka bir hastalığa dönüşmez ama kişinin işlevselliğini o kadar etkiler ki, kişinin arkadaş, iş, aile ilişkileri zarar görür. Bu nedenle, erken dönemde tedavi edilmesi lazım" diye konuştu.

Çevresel faktörler önemli

Takıntı hastalığının, beyin kimyasındaki bir bozukluktan kaynaklandığını anlatan Taner, sorumluluk duygusu yüksek olan, çabuk endişeye kapılan, gergin, karamsar, içe dönük, mükemmeliyetçi, ayrıntıcı kişilik yapısına sahip insanların hastalığına daha yatkın olduklarını vurguladı.

Taner, çevresel faktörlerin de hastalıkta rolü olduğuna dikkati çekerek, "Çocuklarını çok sık eleştiren, suçlayan, onlardan kusursuz olmalarını isteyen, ayıp ve günah gibi kavramları abartılı biçimde aşılayan ailelerde takıntı hastalığına sık rastlanmaktadır" dedi.

Hastalığın, aile ve okulda sorun yaşanması durumunda, ergenlik
döneminde, kız-erkek ilişkisinde daha yoğun olarak görüldüğünü belirten Taner, uygulanan tedavi yöntemleri kadar, aile bireylerinin de sorunu nasıl ele aldığının çok önemli olduğunu söyledi. Taner, "Örneğin, anne, her tuvalete girdiğinde iç çamaşırını çöpe atan ve yenisini giyen çocuğa karşı çıkmıyor ve isteğini yapmasına izin veriyorsa hastalığa ortak oluyor demektir. Bu gibi durumlarda bir uzmana danışmalı" diye konuştu.


Taner, kişinin isteği dışında aklına gelen, sıkıntı ve rahatsızlık
veren, saçma olduğunu bildiği halde akıldan atılamayan ve yinelenerek sürekli hale gelen düşüncelerin "obsesyonlar", bu düşünceleri yok etme çabasıyla gerçekleştirilen davranışların ise "Kompulsiyonlar" olarak adlandırıldığını söyledi. Obsesyonların çok çeşitli olduğunu ifade eden Taner, en fazla temizlik, kontrol etme, sayma ve din ile ilgili takıntıların görüldüğüne dikkati çekti.

Taner, kirlenme ile ilgili takıntılarda, kişinin bulunduğu ortamdaki
kan, idrar, tükürük, ter, meni ya da mikrop bulaşacağı şüphesi içine girerek, "Elimi buraya sürdüm ben hasta olur muyum", "Kapıya dokundum bana bir mikrop geçmiş midir", "Birinin girdiği tuvalete girdim bir şey olur mu?" gibi sorularla zihnini meşgul ettiğini söyledi.

Dinsel ya da ahlaksal takıntılarda ise "Ben Allah’a küfreder miyim?", "Ben şeytanın adamı mıyım?", "Şöyle davranmazsam anne ve babama bir şey olur mu?", "Şu kadar dua etmezsem biri ölür mü?" gibi düşüncelerin akla geldiğini belirten Taner, şüphe-emin olamama ile ilgili takıntılarda ise kendisinin ya da yakınlarının başına kötü bir şey geleceği, bir şeyi eksik ya da yanlış yaptığından şüphe etme gibi durumların söz konusu olduğunu söyledi. Taner, "Odadan çıkarken elektriği kapattım mı?", "Evden çıkarken kapıyı kilitledim mi?" sorularının kişinin zihnini sürekli meşgul ettiğini ve kontrol etmeye zorladığını dile getirdi.

Cinsel konularda ise "karşısındaki ile konuşurken onun cinsel organına bakmaktan endişe etme, karşısındakilerle konuşurken uyarılmaktan korkma, homoseksüel olduğundan endişe etme" gibi takıntılar olabildiğini anlatan Taner, sayma ile ilgili takıntılarda da her şey belli bir sayıda yapılmadığında kötü bir şey olacağına inanıldığını, kimi zaman da her şeyin belli bir düzen ve simetri içinde durması gerektiğine yönelik takıntıların olabildiğini kaydetti.

Davranışlar, kaygıyı geçici bir süre yatıştırır

Taner, kompulsiyonların kaygıyı geçici bir süre yatıştırdığını ifade
ederek, "Kompulsif davranışlar, kaygıyı geçici bir süre yatıştırır.
Bazen günün büyük bölümünü kaplayarak hastanın işlerini
gerçekleştirmesini engeller, iş ya da okul başarısını düşürür, sosyal ilişkilerini bozar" dedi.

Temizlik konusunda "çok uzun zaman tekrar tekrar el yıkama, banyo yapma, her yeri oturulmayacak derecede ıslanacak şekilde temizleme gibi davranışlar" görülebildiğini anlatan Taner, takıntıda hırsız girebileceği, yangın çıkabileceği gibi düşüncelerle tekrar tekrar kapının ve ocağının kontrol edilebildiğini belirtti. Taner, araba plakalarını okuma, kaldırım taşlarını sayma ya da başkasının kullandığı eşyayı belli sayıda yıkama gibi sayma ile ilgili takıntıların da davranışa dönüşebildiğini kaydetti. Taner, belli soruları sürekli sorma gibi davranışların da takıntı olarak kabul edilebileceğini sözlerine ekledi.

Tedavide ilaç ve davranış terapileri uygulanıyor

Teşhisin, hasta ile yapılan psikiyatrik görüşme sonucu konulabileceğini ifade eden Taner, herhangi bir laboratuvar araştırması ya da radyolojik tetkik yapmanın hastalığın teşhisini koymaya katkısı olmadığını söyledi.

Taner, hastalığının tedavisinde ilaç ve çeşitli davranış terapileri uygulandığını belirterek, takıntıya neden olan düşünceden uzaklaşılmayıp, düşüncenin davranışa dönüşmesine izin verildiği sürece takıntıdan kurtulmanın mümkün olmadığını kaydetti.

Davranış tedavilerinde, kademeli olarak kişinin takıntısının üstüne
gidildiğini anlatan Taner, "Örneğin, elinin kirlendiğine yönelik
takıntısı olan birine, önce elini kirli masaya dokundurtuyor ve 2-3 dakika o şekilde beklemesini sonra yıkamasını sağlıyoruz. Daha sonra bu süreyi uzatıyor, ardından masa dışında daha pis yerlere dokundurtuyor, örneğin bazı hastaların ellerini çöpün içine sokmasını ve bekletmesini sağlıyoruz. Bu korkuyla baş başa kaldığında, hastaların başlarda kaygısı yükselse de zaman içinde hastalık yok oluyor" diye konuştu.
MyLove isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
Aşk bir hastalık mı? MyLove Kadın Sağlığı 0 02.09.2008 16:24
Böyle hastalık görülmedi gantepli27 Haber Arsivleri 0 07.06.2008 06:34
Tedavisi Olmayan 40 Hastalık..... zeyneppak Geyik Muhabbet 11 30.05.2008 18:16
Dünyanın hastalık haritası... gantepli27 Haber Arsivleri 0 24.02.2008 07:05
Hastalık bulaştırana ceza geliyor Odak Haber Arsivleri 2 08.02.2008 19:38

Paylaşmak Özgürlüktür - Arşiv - Yukarı git Web Stats TOPlist
File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Vaylo Yeni Albüm Albüm Paylasim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192
Powered by vBulletin® Version 3.7.4 ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:23 .