![]() | |
| | ||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| Eskiden az şeye sahip olur, onunla huzurlu olurduk; şimdi, çok şeye sahibiz ancak mutlu değiliz. Eskiden az konuşur çok iş yapardık; şimdi, cırcır böcekleri gibi sabahlara kadar konuşuyor, az iş yapıyoruz. Eskiden kavi olan dostlukların sıcaklığıyla huzurluyduk; şimdi, çıkar arkadaşlıklarının soğuk birlikteliğiyle huzursuzuz. Eskiden genç kızlar dantellere hayallerini işleyerek büyürlerdi; şimdi, hayallerini emanet ettikleri gençler tarafından hayal kırıklığına uğruyorlar. Eskiden anaların babaların sıcak kanatları altında huzur bulurduk; şimdi, onları izbelerine terk ederek,yeri geldi canlarına kast ederek, mutluluk oyunu oynuyoruz. Eskiden mütevazılığın kıymetini bilerek yücelirdik; şimdi, kibrin alçaltan karanlığıyla yüceldiğimizi sanıyoruz. Eskiden postacının kapımızı çaldığında uzattığı sarı zarfı hasretle açar, koklardık; şimdi, kapandığında gönlümüzde iz bırakmayan konuşmalar yapıyoruz. Eskiden bayram akşamları yeni elbiselerimizi sabaha hazırlayarak bayram sevinci yaşardık; şimdi, kapımızın açılmadığı, kapılarını açmadığımız bayramları yaşıyoruz. Eskiden her biri aşkla bestelenmiş türkülerle büyürdük; şimdi, tepinmeler müzik diye beğenilerimize sunuluyor. Eskiden yoldan geçene tebessümle selâm derdik; şimdi, biz komşumuza, komşumuz bize somurtkan yüzle bakıyoruz. Eskiden bir kuru ekmeği ortadan ayırtıp paylaşmasını bilirdik; şimdi, var gücümüzle avuçlarımızı kapatıyoruz. Eskiden gönlümüz zengindi paylaşarak çoğalıyorduk; şimdi dar yüreklere sahibiz, biriktirerek azalıyoruz. Eskiden çevresi açık arazilerde özgürce uçurtma uçururduk; şimdi, gökyüzünü kapatan apartmanlar arasında güneşe hasretiz. Eskiden âlimlerin sohbetlerinde adâbı muaşeret öğrenirdik; şimdi, âlimlerin semtine uğramaz olduk. Eskiden bostana yaklaştığımızda sebzelerin kokusu burnumuza vururdu; şimdi manavlardan hormonlu sebze meyve taşıyoruz evlerimize. Eskiden bir suç işlediğimizde utancımızdan kızarırdık; şimdi, utanılacak suç kalmadı orta yerde. Eskiden samimi yönelişlerle bağlı olduğumuz istikâmetimiz vardı; şimdi, nihilizmin bunaltan kıyısında yok oluşumuzu bekliyoruz. Eskiden kağıda damlayan mürekkebin kokusunu ciğerlerimize çeker, yazıyı koklardık; şimdi, kalemi, kağıdı, mürekkebi bir köşede meyus bıraktık. Eskiden varlık aynasına bakar insanı görürdük; şimdi, kalabalıklar içinde insan arıyoruz. | |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Özgür Kiyat - Eskiye Götür Beni | Emrah39 | Silinen Konular ve Mesajlar | 3 | 03.05.2008 16:34 |
| Özlem Tekin - Aşk Herşeyi Affeder mi? (Nostalji) | madmaxhkt | Silinen Konular ve Mesajlar | 2 | 23.01.2008 12:22 |
| nostalji | ışıksal | Silinen Konular ve Mesajlar | 13 | 20.01.2008 02:27 |
| Tuncaydan Eskiye donus sinyalleri! | Pengu | Spor Konulari Arsivi | 0 | 04.12.2007 12:39 |