Köy Çalgıcısı Hayri Dev, Unesco'nun Adayı Denizli'de köy çalgıcısı muamelesi gören ancak Avrupa'nın hakkında filmler yaptığı Hayri Dev, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) tarafından Yaşayan İnsan Hazineleri aday listesine alındı.
Üç telli bağlaması, çam düdüğü ve türküleriyle Türkiye'de çok tanınmasa da Avrupa'da bilinen bir isim Hayri Dev. Bildiklerini genç kuşaklara aktarması için Denizli Belediyesi Konservatuvarı'na davet edilen sanatçı, şimdi de UNESCO'nun aday listesine girdi. Fransızlara bile yöreyi anlatan sanatçı, geçen ay içinde UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komitesi'nin Güneydoğu Avrupa ülkelerini kapsayan Safranbolu'daki toplantısında gündeme geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan Tanju Ozanoğlu'nun sunumuyla Hayri Dev'in, Yaşayan İnsan Hazineleri'ne aday olma sebepleri anlatıldı. Prof. Dr. Öcal Oğuz'un başkanlığında, üyeliklerini Numan Hazar, Muhittin Bilge, Celil Güngör, Prof. Dr. Metin Ekici, Doç. Dr. Muhtar Kutlu, Doç. Dr. Nebi Özdemir, Yeliz Özay, Deniz Çakar ve Dr. Serap Saydım'ın yaptığı komite, Dev'in aday olmasına karar verdi. Bundan sonraki süreçte Bakanlık bünyesindeki komisyon ön inceleme yapacak. Bu ay içindeki inceleme sonrasında rapor, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'a sunulacak. Ardından son defa komiteye gelecek rapor, aynı bölgeden ve türden adaylar arasında değerlendirme yapılarak sonuca bağlanacak.
UNESCO'ya aday gösterilmesinden gururlandığını ifade eden Hayri Dev, "Benim sanatım, ormanlar arkasında kalmasın. Fransızlar, daha önceleri 11 kişi gelerek, hakkımda 'Ormanlar Arkası' diye bir film çevirdi. Gençlik bu işi bilmiyor ancak kurs açarsan olur." dedi.
Sadece düğünlerde çalıp söyleyen, üzerine bir de kırık zeybek oynayarak davetlileri eğlendiren Dev, 1933'te Çameli ilçesinin Gökçeyayla köyünde doğdu. Yoksul dağ köyünde, yürümeye başladıktan kısa bir süre sonra ailenin en önemli mal varlığı olan birkaç keçinin peşine düştü. Dağlarda yankılanan yanık kaval sesine, düğünlerde dinlediği üç telli saza gönül verdi. 17-18 yaşlarına geldiğinde, sipsi denilen düdük ve üç telli bağlama ustası oldu. 1992'ye kadar dağlarda koyun keçi otlatırken, düğünlerde şarkı söyleyip geçimini sağlarken Fransız Doç. Jerome Cler'i tanımasıyla hayatı değişti. Kendi ülkesinde edebiyat öğretmenliği yapan Cler, İspanya'da görevli olduğu sırada duyduğu bir bağlama sesinin büyüsüne kapılarak Türkiye'ye gelmişti. Çameli ve Fethiye dağlarında 12 yıl boyunca bu sesin kaynağını bulmaya çalışırken yörenin kültürü hakkında hazırladığı 350 sayfalık tezle Sorbonne Üniversitesi'nin etimoloji doçentleri arasına katıldı. Cler, bu tarihten sonra Hayri Dev'e Avrupa'nın kapılarını araladı. Fransızlar, Dev'in hayatını "Ormanlar Arkası" filmiyle anlattı. |