CAYBURG.COM
Türkücü ve Ozan Biyografileri Türkücü ve Ozanlarimizin Biyografilerini Bu Forumda Paylasa bilirsiniz...
Cevapla
Aşık Hasan Hüseyin Orhan Bu konu 247 defa okundu ve 4 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 21.10.2007, 04:24   #1
Bayan edacik
Gold Members
Standart Aşık Hasan Hüseyin Orhan

Aşık Hasan Hüseyin Orhan

Aşk sevdası geldi, kaynadım coştum
Yüksekten uçarken engine düşdüm
Eşimden ayrıldım, ben burda şaşdım
Yabancılar vurmuş telli durnamı


Aşık Hasan Hüseyin Orhan resmi kayıtlarda 1900 Minayik yeni adıyla Kuyudere köyünde doğmuştur. Babası, fahri olarak nahiye müdürlüğü yapmış Hüseyin Efendi, annesi Kazo ana diye bilinen Keziban Hanımdır. Ehlibeyt neslinden olup İmam Zeynel Abidin soyundandır. Küçük yaşlardan itibaren gerek Aleviliğin esasları gerek saz-söz sanatı üzerine kendisini yetiştirmiştir. Kendisini tanıyan ve hayatta olan insanlar, Hasan Hüseyin Orhan'ı her yönüyle hakikate ulaşmış bir insan olarak tanımlamaktadırlar.

Hasan Hüseyin Orhan cem-camaat birleyen, insanlara sevgi, saygı ve hoşgörüyü aşılayan Alevilerin ruhani liderleri sayılan; inancı ile güçlü, bilgili bir "dede'' olarak bilinmektedir. Doğanın saf, temiz ve güzelliğini kendi kişiliğine yansıtmış ve bunu şiirleri ile bütünleştirmiştir.


Aşık Hasan Hüseyin Orhan bağlamayı küçük yaşta öğrenmiştir. Önceleri Hatayi, Virani, Pir Sultan, Yemini, Fuzuli, Dertli, Esiri gibi ustalardan beyitler çalıp söylemiş, daha sonraları kendi yazdığı beyitleri de eklemiştir. Aşıkların şiirlerini yazmalarında genellikle baş vurdukları bir yol olan mahlas kullanmayı, Aşık Hasan Hüseyin Orhan'da da görmekteyiz, Mahlas, aşıklık geleneğinde ve aşık edebiyatında çokça baş vurulan bir yoldur. Aşık şiirlerinde kendi isminin yanında ''Mahsun Hüseyin'', ''Aşık Hüseyniyem'' mahlasını da kullanmıştır.

Araştırmamız sırasında Aşık Hasan Hüseyin Orhan'ın bağlamayı pençe ile, daha geniş bir deyimle şelpe ile çok hünerli çaldığı tespit edilmiştir. Yine araştırmamızda, sazının perdelerini kesmek suretiyle, perdesiz olarak icra etmesi, aşığa has bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bağlama Alevi toplumunda kutsal bir saz olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, dini inançları gerçekleştirmede ve icra etmede bir araç olduğundan, itibar görmektedir. Aşıklar için sazın apayrı bir yeri olup, sazlarına tutkun oldukları bilinmektedir. Aşık Hasan Hüseyin Orhan'ın bilinen ve günümüze kadar söylenen ''Telli Turnam'' deyişinde sazına ne derece tutkuyla bağlı olduğunu, bu tutkusunu şiirlerinde, bir oya gibi işlediğini görmekteyiz. Gerçekten de sazı onun için üzüntüsünü, kederini, sevincini paylaştığı gerçek bir eş, vazgeçilmeyecek bir tutkudur. Sazına bir eş tutkusuyla bağlı olmasının yanında, gerçek yaşamda hayatının tek eşi Sultan Ana olmuştur. Sultan Ana ile evliliğinden Hüseyin Avni, Doğan, Haşim Vehbi adlarında üç erkek Akgül, Makbule, Naile ve Halise (Kibara) adlarında dört kız olmak üzere toplam yedi çocuğu olmuştu.

Aşık Hasan Hüseyin Orhan; Aşık Veysel, Ruhsatı, Aşık Daimi gibi, birçok aşıklarla sazlı sözlü meclislerde bulunmuştur.

1937-38 yıllarında Ankara Devlet Konservatuarı tarafından bir çok deyişleri ses kayıt aygıtlarına alınarak derlenmiştir. 1938'de İstanbul'a gelmiş, 18 adet plak yapılmıştır. Günümüzde kaybolan taş plaklara 36 adet türkü ve deyiş okumuştur. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu repertuarında Telli Turnam ve Karşıda Kara Erik türkülerinin yanında repertuar dışında kendi sesinden ve sazından bir çok türkü, oyun havaları mevcuttur. Ayrıca yörede Aşık'a ait bir Çok şiirler ve ezgileri kendinden sonraki kuşaklar tarafından günümüze kadar taşınmış ve devam ettirilmesi sağlanmıştır.


Yaşadığı dönemin devlet büyüklerine, Hatay'ın Türk topraklarına katılması üzerine yazdığı deyişler zamanın gazete ve mecmualarında yayınlanmış, Halkevleri arşivlerine girmiştir. Halkevleri de Aşık Hasan Hüseyin Orhan'a sahip çıkmış, her Cumhuriyet Bayramı'nda Malatya Halkevi tarafından vazgeçilmez bir konuk olması sağlanmış ve icracılığı, şiirleri, deyişleri tüm bölgeye tanıtılmıştır.

Ekonomik olarak pek varlıklı olmayan Aşık Hasan Hüseyin Orhan, ekonomik durumunu düzeltmek için özel bir gayret göstermemiştir. Mensup olduğu toplumun ve icra ettiği müziğini, bir gönül işi olduğunu, bu gönül işinin hiç bir zaman ticari amaç uğruna kullanılmayacağı düşüncesiyle, ekonomik durumu güçlü olmamasına rağmen, sanatını para karşılığında değer kaybettirmeme amacıyla, gazinolardan gelen bütün teklifleri tereddütsüz geri çevirmiştir. Hemen hemen her konuda şiirler yazmıştır. Doğup büyüdüğü topraklar üzerine yazmış olduğu şiirinde, köylünün sosyo-ekonomik durumunu dile getirmiş, hak'kın bu topraklar üzerindeki etkisini ince bir dille anlatmıştır.

Kısa süren yaşamının (45 yıl) gençlik yıllarında kendi ve çevresindeki yaşamı konu alan doğa ve toplumsal yaşantıyı, insanı duygulan içeren şiirleri ağırlık taşırken sonraları dedeliğin vermiş olduğu öğreti ve gelenekle kendisini tümüyle Alevilik içinde tasavvufa yöneltilmiştir.

Aşık Veysel, Ruhsati, Aşık Daimi, Aşık Seyit Mefutni, İkrari, Hüseyin Orhan, Bayram Aksüt gibi aşıkların, kendisine hayranlık beslediğini, hürmet ettiğini yine yaşayan kaynaklardan öğrenmekteyiz. Amansız bir hastalığa yakalanarak genç yaşta 17 Kasım 1945'te vefat eden Aşık Hasan Hüseyin Orhan geride yüzün üzerinde şiir bırakmıştır. Aşık Hasan Hüseyin Orhan, diğer halk ozanlarında olduğu gibi, halk tarafından çok sevilmiş ve adeta destansı bir kişiliğe büründürülmüştür. O kadar ki 17 Kasım 1945 yılında kendi ölümünü tasvir eden şiirini okuduğumuz zaman ölümünden bir kaç saat önce yazdığı ve ölümünü sezinlediğini anlamaktayız. Halk arasında müspet yönde bir takım söylencelerle beraber, O'nun adeta ermiş mertebesine ulaşmış bir kişi olduğu, yöresinde kabul edilmekte ve saygı görmektedir.


Tekke edebiyatına mensup olan aşıklar, yalnız şiirlerini söylemekle kalmayıp, tekkeye mensup olan müritlerini eğitme görevini de üstlenmişlerdir. Tekke mensuplarının, kendi inanç ve düşüncelerini "yayacak ve gelecek nesillere taşıyacak kişileri eğitip, el vermeleri manevi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Böyle bir dünya görüşünü benimsemiş olan Aşık Hasan Hüseyin Orhan, halkın milli kültür ürünlerinden biri sayılan aşıklık geleneğini, yozlaşmadan günümüze kadar süregelmesinde çok büyük bir rol oynamıştır. Vefat ettikten sonra geride aşıklık geleneğini sürdürecek bir de kuşak bırakmıştır. Böylece Minayik köyünün aşıklık geleneği günümüze kadar süregelmiştir. Bu kuşağa, Merhum İbrahim Mamo Temİz (Seyit Meftuni), Merhum Hüseyin Avni Orhan (Efendi Dede), Haşim Vehbi Orhan, Merhum Hüseyin Temiz (San Dede), Muharrem Naci Orhan (İkrari), Hasan Temiz, Hüseyin Orhan ve Bayram Aküt gibi örnekleri sıralayabiliniz.

Aşık Hasan Hüseyin Orhan'ın yüz yirmi sayfalık kendi el yazısı ile yazmış olduğu eski Türkçe şiirleri ve düşünceleri(cönk) günümüz türkçesine çevrilmiştir. Aşığın mezarı doğduğu yer olan Malatya'nın Arguvan ilçesi Minayik yeni adıyla Kuyudere köyündedir.




Dün Mü Buradaydın- Telli Durna

Dün mü buradaydın,bu gün mü geldin
Ötme garip garip sinemi deldin
Eşimden ayrıldım ben, burda kaldım
Yabancılar vurmuş telli durnamı

Aşk sevdası geldi, kaynadım coştum
Yüksekten uçarken engine düşdüm
Eşimden ayrıldım, ben burda şaşdım
Yabancılar vurmuş telli durnamı
edacik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.11.2007, 15:06   #2
türkücü
Bronze Members
Standart Cevap: Aşık Hasan Hüseyin Orhan

dinlediğimiz türkülerin kime ait olduğunu öğrenmek güzel.teşekkürler.
türkücü isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.11.2007, 21:37   #3
KadirDurmus
Anaokulu
Standart Cevap: Aşık Hasan Hüseyin Orhan

teşekkürler arkadaşım güzel çalışma
KadirDurmus isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08.03.2008, 03:18   #4
savassavas
Gold Members
Standart Cevap: Aşık Hasan Hüseyin Orhan

teşekkürler..
savassavas isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 17.03.2008, 12:03   #5
sivaslee
Anaokulu
Standart Cevap: Aşık Hasan Hüseyin Orhan

ssaolllllyluıyl
sivaslee isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
Hasan Hüseyin /HALEPCE Mérxas Silinen Konular ve Mesajlar 6 07.11.2008 11:31
Hasan Hüseyin - Haziranda ölmek Zor att105 Sairlerimizden Siirler 43 28.10.2008 15:04
Hasan Hüseyin Korkmazgil ferial Sairlerimizden Siirler 2 16.05.2008 13:09
Aşık Hasan Hüseyin Orhan, Arguvanlı halk ozanı Malatyalikiz Türkücü ve Ozan Biyografileri 4 08.03.2008 03:18
bir hasan hüseyin kormazgil şiiri ahojee Şiirler 6 05.03.2008 13:55

Paylaşmak Özgürlüktür - Arşiv - Yukarı git Web Stats TOPlist
File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Vaylo Yeni Albüm Albüm Paylasim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192
Powered by vBulletin® Version 3.7.4 ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:06 .