![]() | |
| | ||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| İstiklal Marşı Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl... Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklâl! Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddım var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyet! dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakkın... Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Bastığın yerleri toprak! diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden, İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım, Her cerihamdan, ilâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden naşım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl: Hakkıdır, hür yasamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakka tapan, milletimin istiklâl Mehmet Akif ERSOY ------------------------------------------------------------ Çanakkale Sehitlerine Suheda govdesi, bir baksana daglar taslar... O, ruku olmasa, dunyada egilmez baslar, Yaralanmis temiz alnindan uzanmis yatiyor; Bir hilal ugruna ya Rab, ne gunesler batiyor! Ey, bu topraklar icin topraga dusmus, asker! Gokten ecdad inerek opse o pak alni deger. Ne buyuksun ki kanin kurtariyor Tevhid'i... Bedr'in aslanlari ancak, bu kadar sanli idi... Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsin? "gomelim gel seni tarihe!" desem, sigmazsin. Herc u merc ettigin edvara ya yetmez o kitab... seni ancak ebediyyetler eder istiab. "Bu, tasindir" diyerek Kabe'yi diksem basina; Ruhumun vahyini duysam da gecirsem tasina; Sonra gok kubbeyi alsam da, rida namiyle, Kanayan lahdine ceksem butun ecramiyle; Mor bulutlarla acik turbene catsam da tavan; Yedi kandilli Sureyya'yi uzatsam oradan; Sen bu avizenin altinda, burunmus kanina, Uzanirken gece mehtabi getirsem yanina, Turbedarin gibi ta fecre kadar bekletsem; Gunduzun fecr ile avizeni lebriz etsem; Tullenen magribi, aksamlari sarsam yarana... Yine bir sey yapabildim diyemem hatirana. Sen ki, son ehl-i salibin kirarak savletini, Sarkin en sevgili sultani Salahaddin'i, Kilic Arslan gibi iclaline ettin hayran... Sen ki islami kusatmis, doguyorken husran, O demir cemberi gogsunde kirip parcaladin; Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrami adin; Sen ki; a'sara gomulsen tasacaksin... Heyhat, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat... Ey sehid oglu sehid, isteme benden makber, Sana agusunu acmis duruyor Peygamber. Mehmet Akif Ersoy --------------------------------------------------------------------------- Ya Rab Bu Ugursuz Gecenin Yok Mu Sabahi? Yâ Râb, bu ugursuz gecenin yok mu sabâhi? Mahserde mi bîçârelerin, yoksa felâhi! Nûr istiyoruz... Sen bize yangin veriyorsun! diyoruz... Bogmaya kan gönderiyorsun! Esmezse eger bir ezelî nefha, yakinda, Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasinda, Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i Islâm; Hep fiskiracak yerlerin altindaki esnâm! Bîzâr edecek, korkuyorum, Cedd-i Hüseyn'i, En sonra, salîb ormani görmek Harameyn'i!... Bin üç yüz otuz bes senedir, arz-i Hicaz'in Âtesli muhitindeki sûzisli niyâzin Emvâci hurûs-âver olurken melekûta? Sönsün de, Ilâhi, su yanan mes'al-i vahdet, Teslis ile çöksün mü bütün âleme zulmet? Üç yüz bu kadar milyonu canlandiran îman Olsun mu bes on sersemin ilhâdina kurban? Enfâs-i habisiyle bes on rûh-u leimin, Solsun mu o parlak yüzü Kur'an-i Hakim'in? Islâm ayak altinda sürünsün mü nihâyet? Yâ Rab, bu ne hüsrandir, Ilâhi, bu ne zillet? Mazlûmu nedir ezmede, ezdirmede mânâ? Zâlimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ! Câni geziyor dipdiri... Can vermede mâsûm! Suç baskasinindir da niçin baskasi muhkûm? Lâ yüs'ele binlerce sual olmasa du kurbân; Insan bu muammalara dehsetle nigeh-bân! Eyvâh! Bes on kâfirin îmanina kandik; Bir uykuya daldik ki: cehennemde uyandik! Mâdâm ki, ey adl-i Ilâhi yakacaktin... Yaksaydin a mel'unlari... Tuttun bizi yaktin! Küfrün o sefil elleri âyâtini sildi: Binlerce cevâmi' yikilip hâke serildi! Kalmissa eger bir iki mâbed, o da mürted: Gögsündeki haç, küfrüne fetvâ-yi müeyyed! Dul kaldi kadinlar, babasiz kaldi çocuklar, Bir giryede bin ailenin mâtemi çaglar! En kanli senâatle kovulmus vatanindan, Milyonla hayâtin yüreginden gidiyor kan! Islâm'i elinden tutacak, kaldiracak yok... Nâ-hak yere feryâd ediyor: âcize hak yok! Yetmez mi musâb oldugumuz bunca devâhi? Agzim kurusun... Yok musun ey adl-i Ilâhî! Mehmet Akif Ersoy -------------------------------------------------------------------- Sabah Iskambil Atar Kahvede, Aksam Domine... Köylünün bir seyi yok, sihhati, ahlaki bitik; Bak o sirtindaki mintan bile tiftik tiftik. Bir kemik, bir deridir ölmedi kaldiysa diri; Nerde evvelki refahin ancak onda biri? Dam çökük, arsa rehin, bahceyi icra ister; Bir kalem borca bedel faizi defter defter! Hiç bakim görmediginden mi nedendir, toprak, Verilen tohmu da inkar edecek, öyle çorak, Bire dört aldigi yil köylü emin ol, kudurur: Har vurur bitmeyecekmis gibi, harman savurur. Ugramaz, gün kavusur, çitine yahut evine; Sabah iskambil atar kahvede, aksam domine. Muhtasar, gayr-i mufid ilmi kadardir dini; Ne evamir, ne nevahi, secemez hiçbirini. Namazin semtine bayramlarda ugrar sade; Hiç su görmez yüzünün düsmanidir seccade. Hani, üç bes kisiden fazla musalli arama; Mescid ambarlik eder, baska ne yapsin, imama! Okumak bahsini geç, Çünkü o defter kapali, Bir redif zabiti mektepleri debboy yapali, Sitma, fuhus, içki, kumar, türlü fecayi salgin... Sonra söylenmiyecek sekli de var hastaligin. Bir taraftan bulanir levse hesapsiz namus; Bir taraftan serilir topraga milyonla nufus. Mehmet Akif Ersoy | |
| | |
| | #2 |
| korka sonmez bu safaklarda yuzen al sancak...tesekkur | |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Mehmet Akif Ersoy Şiirleri | KuZGuNi | Sairlerimizden Siirler | 25 | 18.12.2008 14:26 |
| Mehmet Akif Ersoy - Bestelenen Şiirleriyle *** Nette İlk *** | KuZGuNi | Türk Sanat ve Klasik Müzik Albümleri | 13 | 31.10.2008 22:00 |
| Mehmet Akif Ersoy Atiyi Karanlıkta Görerek Azmi Bırakmak | ALPEROZC | Sairlerimizden Siirler | 1 | 17.08.2008 15:04 |
| Mehmet Akif Şiirleri 4 Albüm | maviyurt | Şiir Mp3 Albümleri | 0 | 13.08.2008 23:17 |
| Mehmet Akif Ersoy - Safahat, İnteraktif Kitap | ksklife | E-Kitap | 2 | 04.06.2008 20:58 |