![]() | |
| | ||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| Zaman bir saatin yelkovanı gibi geriye dönmeye başlasa, her anı yeniden yaşama şansımız olsa, birçok şeyi değiştirmek isterdik belki ama ya sonra? ne anlamı kalırdı yaşananların ve her yeniden yaşananın ardından yeniden pişmanlık duyulmaz mıydı. Acının da, sevdanın da, inancın da bir anlamı var, tam zamanında değil mi... Göğsüme saplanmış kınalı bir hançer döndükçe dönüyor, gökyüzünün üstüme yıkılışını, dünyanın yerle bir olmasını arzularken hançer dönüyor ha bire... Mevsimler değişiyor zaman su misali akıyor ve zamanın hükmüne yeniliyor. Ben ise hep yüreğimin sancısı, isyanıyla düşünüyorum. Yaşam tüm ayrıntılarıyla zihnime ve yüreğime doğru bir devinim içinde. Yaşamın dayanılmaz hükmü üstümde, gelecek günlerin umudu geçmişin izdüşümü usulca yoklarken zihnimi, bulut gibi kaplıyor yüreğimi kara bulutlar. Zor ve puslu bir havada göz gözü görmemesi, her yanı karanlıkların sarması ve içinde yangınlar, içinde isyanlarla bir başına kalmak uçsuz bucaksız çöl içinde. Ya da fırtına sonrası virane olmuş bir mekanda bir başına çaresiz kalmak. Nasıl anlatılır ki yıkımların yarattığı viraneler. Kan kusarken kızılcık şerbeti içme misali, kimsenin kendisini ötekinin yerine koymadığı, kimsenin kimsenin acısını paylaşmadığı, ama acılara acı yüklemek için çırpındığı, çabaladığı. Empati yapma özeliğini tamamıyla yitirdiği anlar. Karanlıklara gömülmek istenen bir geçmiş; acıların, hüzünlerin, sevdaların harmanlandığı bir geçmiş. Dostun dost, düşmanın düşman olduğu, tırnakla kazınırcasına yaratılan umutlar, ödenen ağır bedeller. Emeğin yarattığı, sabırla, coşkuyla inatla, nakış nakış işlendiği geçmiş. Zorlu günlerdi, geceyle gündüzün karıştığı, ölümle yaşmanın sık sık yer değiştirdiği, ama sevdanın da, umudun da hep diri ve güçlü olduğu anlardı. Ama hepsinde öte dipdiri içten ve samimiydi, dündü, geçmişti. Hep lanet olsun deyip de, içimizin kavrulduğu anlarda gelip bağrımıza çöken acı ve isyanın öfkesinde boğulduğumuz anlar. Lanet olsun demek yetiyor mu? Yetmiyor, ne lanet olsun demek ne de keşke demek. Kim bilebilir keşkenin acısını yaşamadan. Yaşamda hiç keşke demedim, yaşamadım acısını. Düştüğümüz anlar oldu, tökezlediğimiz, ama her defasında yeniden yeniden ayağa kakmasını da becerdik keşkesiz ... Ama gel gör ki bazen çaresizlik ve yanlış, insanı öyle bir dönülmez noktaya getiriyor ki, İşte orada artık hiç bir şey iflah etmiyor. Ne sözün ne de avuntunun hiç ama hiç bir şeyin artık anlamı kalmıyor. İçin kan ağlarken tebessüm etmek, kan kusarken kızılcık şerbeti içmektir yaşam. Düşmüşsen çakal yuvasına, orada ne sözün anlamı var artık ne de davranışın, çünkü insanlığında empati yapmanın da ne manası ne de anlamı bilinmez orada. Orada artık her şeyi ama her şeyin tükendiği andır. Ne kadar geri durursan dur hiç bir anlamı da manası da yok. Kalmışsan çaresiz ve bir başına, kendine bir duruş noktası belirleyip orada donmuşçasına çakılıp kalmak dışında yoktur artık bir yolu. Dayanabilirsen, varsa gücün yaymak zamana, zamanın deviniminde dengesini bulup yerli yerine oturmasını beklemek. Her riski ve olacağı göze alarak, çünkü yaşanan yanlışta sen ne kadar çabalasan da, düzeltmeye çırpınsan da hiç bir anlamı ve manası kalmamıştır. Ancak birileri için değil kendin için hesapsız alıp neşteri eline acıya aldırmaksızın yarayı kesip atmak dışında. Hükmünü yitirmiş zamanlar gibi, yitirsem hükmümü, çalsam dost kapıları, kapıların kilitsiz, dostların evde olduğu zamanları yakalasam. Demliği koyup masaya ağız dolusu kahkahalar, muzipçe tartışmalara girsem demli çayın keyfiyle. Ama biliyorum yok olamayacak bunların hiç biri, dostlar habersiz uzak, çaresizliğimde ince bir sitemdeler. Haykırsam çiğlik çığlığa dağ başlarında. Şehrin issiz sokaklarında, yaşamın derin kuyularına içimdeki acılarım bir bir dökülse çığlıklarımla. Saçılsa şehrin dört bir yanına, gözümdeki yaşlarım gibi karışsa yağmura, tutsak kalmış sızılarımın isyanı sarsa her yani alıp savurabilsem gökyüzüne çiğlik çığlığa, neylesem bu çaresizliğin sancısını, Kavrulan yüreğimin isyanını. Sancılarımla karışsam yellere Savrulup yok olsam uçsuz bucaksız duyguların, içimde boğulduğu nefesimin tükendiği anlarda... | |
| | |
| | #2 |
| paylasım ıcn cok tske ederım | |
|
![]() |
| Seçenekler | |
| |