CAYBURG.COM
İnanç Tartışmaları İnanç Tartışmaları
Cevapla
Cem ne zaman, nasıl, ne için yapılır? Bu konu 107 defa okundu ve 3 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 08.05.2008, 19:48   #1
Cakabey
Guest
Standart Cem ne zaman, nasıl, ne için yapılır?

Cemlerin gizli gizli yapıldığı günlere yetiştiğim için kendimin ne kadar şanslı olduğunu düşünür; ama akabinde gösteriye dönen cemleri, semahları da gördükçe keşke bunları görmeden göçebilseydim derim.

Bir başka olurdu cem akşamları.

Genelde uzun kış gecelerine denk gelirdi. Öyle sanırdım. Ama şimdi anlıyorumki tarlada, tarımda çalışan kırsal kesim Alevileri akıl ile inançlarını birleştirmiş ve ibadetlerini keyfe göre değil, ihtiyaca göre ayarlamış.

Yaz günü büyük meydan ateşi gerçekten hem çekilmez hem de o ruhani atmosferi vermez. Günün ışıkları ateşin o güzel renginin parlaklığını etkiler.

Kış günlerinde yapılan cemlere akşam saat 18.00 sularında gelinirdi. İlk gelenler, daha fazla sohbet imkanı bulurlardı dede ile. Kalabalık bütün cem evini doldurunca biz çocuklar ambar üstünde yer bulabilirdik. Ambar üstü yani kışlık tahılımızın unumuzun konduğu büyük dolaplar.

Ambar üstünde tabii her çocuğun yer bulması imkansız. İşte dede torunu olmanın ve dede evlerinin hep cemlere uygun yapılmasının farklılığı orada belli olurdu. Biz mutlaka yer bulurduk.

Cem yapılırken bir nevi balkondan izleme olayı idi. Cemdekiler gibi ayağa kalkmazdık, daha doğrusu kalkamazdık. Ama yukardan iyi izlerdik cemi. Âşık sazıyla deyiş söylerken, bize daha iyi gelirdi sesi. Cemde en arkada oturanlar hepsini tam duyamazdı. Fakat biz, tam bir birinci sınıf koltuk gibi izlerdik. Tabii cemde kurban yemeye gelince herşey tersine dönerdi. O kadar kalabalığa kaşık yetiştirmek, pilav yetiştirmek çok zordu. En öndekiler bu sefer daha şanslı idi. Neyse dede derdiki, "yetişmeyenler için lokma karın doyurmaz şefaat arttırır." Bize de şefaat kalırdı.

Bazen dedemin aklına geliriz, bir tabak ambar üstüne önce gelirdi. Geldiği gibi bitmesi de bir olurdu. Artık o zamanın hiç sunî gübre görmemiş tarlanın buğdayından mı, radyasyon bilmeyen dağların otlarını yiyen koçun etinden mi, yoksa bize gelen bir tabak pilavın azlığından mı bilemem, öyle lezzetli olurdu ki, gerçekten Selman efendimiz cennetten getirdi sanırdık. Düşünürdük ki, İbrahim Peygamberin koçu oldu pişen koç... Değil geriye bir tek pilav tanesi gitmesi, öyle bir silip süpürürdük tabağı, ayna gibi parlardı.

Âşık sazının teline dokununca, sesler kesilir, gözler kapanır, sabah seherinde söğüt ağacının salınması gibi erkekler başlarını, kadınlar da ellerini göğüs hizasında birleştirerek salınmaya başlardı; yani bir sağa bir sola hareket ettirirlerdi.

Bir başka olurdu o an. Ne annemi tanıyabilirdim ne babaannemi! Hepsi bir başka gözükürlerdi. Daha bir melek görünüşlü Fatma anamız gibi. O da sanki bu hepsini tanıyamadığım bayanların arasında salınırdı.

Âşık baba durup, dede duaya başlayınca, bir "Allah Allah" sesleri çıkardı ki, sanırsınız koca ev yerinden sarsılıyor.

Köyde hemen hemen herkesin bir takma adı, lakabı olur.

Yaptıkları işe göre, herkese bir lakap takılır. Bazen bu lakap nerden nasıl takıldı, onu kendisi de bilmezdi.

Boyu çok kısa zayıf bir köylümüz vardı. Ona "Ayışığı" derlerdi. Normalde sesini zor duyduğumuz "Ayışığı" bile "Allah Allah" deyince sanki Zaloğlu Rüstem nara atıyor olurdu.

Kurban gelirdi ortaya. Kara gözlü, bembeyaz tüylü. Bazen, eğer varsa, boynuzlarında iki tane kırmızı elma takılı. Kışın zor bulunurdu. Ancak köyün çok becerikli kadınlarında olurdu. O da yazdan saman altına sakladılarsa. Onlar da her cemde ortaya çıkarılmazdı herhalde. Sırtına da bir renkli çoban heybesi konurdu.

O mübarek ortaya gelir, önce şaşkın şaşkın bakınır, sonra alışırdı ortama. Birilerinin eline giderdi. Herhalde tanırdı sahibini. Hepimiz kurbanı izlerdik derlerdiki, bir işaret vermeli. Biz pilavı düşündüğümüzden, bir an evvel ya işemesi için, ya titremesi için dua ederdik. Ama en büyük duamız melemesi içindi. Melerse bir tane daha getirilirdi. O zaman kesin bize etli pilav düşerdi. Genelde titrer ve kurban yolculuğuna yalnız giderdi tabii. Bize gelebilen pilav da etsiz olurdu.

Kurban ortadan gider, cem devam ederdi.

12 Hizmet denilirdi cemin bölümlerine. Sıra ile yapılırdı. Biz cok iyi bilirdik sırayı. İçimizden hizmet için ortaya çıkandan evvel okurduk gülbangları.

Heyecanımızın doruk noktası, "Kırklar Semahı" ile başlardı. Köyün en yaşlıları çıkardı genelde. Yola giderken on kere dinlenen bu insanlar, semah ederken sanki yeniden doğmuş gibiydiler.

"Kırklar Semahı"ndan sonra bazı geceler, "Gönüller Semahı" diye daha çok orta yaştakilerin yaptığı semah başlardı. Bizim evin yıkılmaması bir mucize idi. 12 İmamların bekciliğine güvenirdik. O yüzden yıkılmazdı bizim ev. Yoksa ayakların semahın ahenginde yere vurulmasıyla çıkan sesin, anlatılması güç. Semah dönenlerin birbirlerine hiç değmeden dönmeleri, bir ahenkli gezegen sistemi ile eşdeğerdi.

Bu güzelliklerden şimdiki zamana gelince: Artık öyle cemleri ancak dedelerimizin nenelerimizin anılarında bulabiliriz. Bir inanç kendi talipleri tarafından yok ediliyor. Ne Yavuz, ne Kanuni, ne Kuyucu Murat bu kadar zarar verebilmiş. Dağ başlarına kaçılarak gizlenerek yine yapılmış.

Peki şimdi cemler nasıl yapılıyor?

Bir büyük salon tutuluyor. Bir ses düzeni, bir saz çalabilen, bir de okuması yazması olan biri.

Ocakzade olması da önemli değil, yeterki dedelik yapabilsin.
Âşığın da Alevi olması önemli değil, yeterki güzel bağlama çalabilsin.
Herkes bildiği bulduğu yere oturuyor.

Turap olmak da gerekmiyor, sandalyeler ve hatta sinema koltukları daha rahat olduğu için daha da iyi.

Kimse kimseyi tanımadığından bir "Görgü" bir sorgu da olamıyor.
Kimsenin kıyafetine de bakılamıyor.

Kimsenin Alevi olup olmadığına da.

Gerçekte ceme ancak Alevi erkânına girenler veya girmek için kurban kesenlerin girebileceğinden de kimsenin haberi yok.
Tabii bu cemlere isimler de uydurmak veya var olan cemlerin içini boşaltarak başka bir şekle büründürmak lazım.

İçeriği tamamen değiştirilerek, musahip olma ceminden birkaç gün sonra ikinci içeri kurbanının verildiği cem olan "Birlik Cemi"ni, başka bir şekle soktukları ceme de "Birlik Cemi" diyorlar.

Alıntıdır
  Alıntı ile Cevapla
, Tesekkür Edenler:
Alt 14.05.2008, 14:09   #2
temas
Silver Members
Standart

bilgi için tesekkurler..........
temas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
temas, Tesekkür Edenler:
Alt 01.09.2008, 23:40   #3
yandirici
Bronze Members
Standart

Çok samimi duygularını paylaştığın için teşekkürler..
yandirici isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.12.2008, 20:27   #4
Bay haycalı
Bronze Members
Standart

vay be gözlerim doldu
haycalı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
bebek nasıl yapılır? akdeniz_2005 Silinen Konular ve Mesajlar 7 07.12.2008 16:24
Nasıl Yapılır? Neyin nasıl yapıldığını izle Türkçe full kafkef87 Belgeseller - Documentary Films 0 19.11.2008 15:33
Nasıl Divx Yapılır ? kadir_88 Ses ve Görüntü Programları 1 26.05.2008 21:17
Sütlaç nasıl yapılır!!! *BULUT* Damak Tadı 10 13.04.2008 23:52
paylaşım nasıl yapılır bradost Yardim Istekleri ve Sorulariniz Bölüm Arsivi 5 16.11.2007 01:18

Paylaşmak Özgürlüktür - Arşiv - Yukarı git Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206
Powered by vBulletin® Version 3.7.5 ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:39 .