Öyle bir Mayıs Günüydü işte... Bir Mayıs gider, başka Mayıslar gelir ama bizde her şey yerli yerinde kalır. Ey benim işçim, emekçim, memurum, öğrencim; Açlıktan nefesiniz kokuyorken neyinize lazım işçi bayramı!?. İtalyalılar gibi kişi başına düşen yıllık geliriniz 22 bin Dolarmış da sanki, sevinçten meydanlara doluşmuşsunuz bayramlaşıyorsunuz. Sanki senin çocuğun doğarken 10 bin dolar borçla doğmuyormuş gibi çıkmışsın davul-zurna çalıyorsun, üstüne de oynuyorsun. Yok anlamadığım bir şey var, senin ülkende her 6 kişiden biri işsiz. E kardeşim o zaman ayıp değil mi o kadar ekmeğe muhtaç insan varken gösteriş yapar gibi meydanlara doluşmak? Bak kızmayım diyorum ama kızdırıyorlar zorla. Bir grup taraflı medyada boy boy resimlerle, “Polis kaldırımdaki kıza tekme attı” diye yayınlıyorlar. Bir olay ancak bu kadar çarpıtılır!.. Polis kaptırmış kendini yokuş aşağı koşuyor. Aniden kaldırıma pusmuş kız çıkınca karşısına üzerinden atlamak istemiş ve sağ ayağı kızın suratının ortasına yanlışlıkla çarpmış. E benim saf kızım, devlet o kaldırımları sen oturasın diye mi yapmış. O anne, babanızın emeğine yazık değil mi? Adam olsun diye yıllarca okut, o da gitsin kaldırımda devletin memurlarına ayak bağı olsun. Ya o poliscağız düşseydi sana takılıp. Vazifesi sekteye uğrasa mutlu mu olacaktın? Bakınız efendim bu işgüzar emekçilerin yüzünden Turizmimiz de darbe alıyordu az kalsın. Bir polis kardeşimiz elince cop koşarken yanlışlıkla birkaç kez bir turist çiftin sırtına, kafasına falan vurmuş. Millet böyle meydanlara doluşmasa yaşanır mıydı bu tatsız kaza? Bittabi ki olmazdı, olamazdı, olabilemezdi… Kaç gün öncesinden tutturmuş bu sendikalar Taksim’de toplanacağız diye. Nuh diyorlar peygamber demiyorlar. Sayın Başbakan’la da görüştüler ama boş boş oturmuşlar anlaşılan; çünkü sayın Başbakanımız demiş ki “sendikaların bu kadar ısrarcı olacağını bilseydik Taksim'i açardık" Görüyorsunuz değil mi a dostlar; Başbakanımız anlaşmaya bu kadar yatkınken, (e akılsız sendikacılar diyesim geliyor diyemiyorum) siz neden ısrarcı olacağınızı Başbakan’ımıza söylemezsiniz. Bilmez misiniz ki Başbakanımızın boş vakti olmadığından gazete ve televizyonlarda günlerce bangır bangır yapılan haberleri okumaya fırsat bulamıyor. Nereden haberdar olsun sizin ısrarcı olacağınızdan, siz söylemezseniz?.. Yani efendim sözün özü, bizim insanımız akıllanmaz, şükredip oturmasını bilmez, cebine giren 3 kuruşa kanaat etmesini bilmez, sonra da ortalığı karıştırır. Türbanı serbest bırakalım diyorlar, bu meydanlarda toplanan işçisi, memuru destek vermiyor. Türban gibi açlıktan, adaletten, haktan, insanlıktan, onurdan daha önemli bir konuda kimse gıkını çıkarmaz; mesele para olunca herkes meydanlarda. Her şey para mı canım, bu ne ayıp bir şeydir böyle. Dilerim ki bir dahaki 1 Mayıs’ta herkes evinde oturur, akşam da Kurtlar Vadisi’ni izleyip polatçılık oynamaya devam eder. Saygılarımla… |