CAYBURG.COM
Siyasal Tartışmalar Siyasal Tartışmalar
Cevapla
Tarihe Düşünerek Bakalım: Çünkü Tarih Yalnızca Dürüstlerin Değil ... Bu konu 60 defa okundu ve 3 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 27.04.2008, 11:20   #1
Bayan ^^ Asi ^^
Banned
Standart Tarihe Düşünerek Bakalım: Çünkü Tarih Yalnızca Dürüstlerin Değil ...

Tarihe Düşünerek Bakalım: Çünkü Tarih Yalnızca Dürüstlerin Değil, ...

Tarihe Düşünerek Bakalım: Çünkü Tarih Yalnızca Dürüstlerin Değil, Alçakların da Tarihidir

Herevi'nin "Kanı helaldir, ama malı haramdır" fetvasının ardından 18 Aralık 1416 tarihinde Serez Çarşısı'nda asılan Şeyh Bedreddin'i unutmak suçtur ..


Suskunluğumuz, ilgisizliğimiz utanca, giderek suçluluğa dönüşmeden
Şeyh Bedreddin'i layık olduğu yere oturtmak,
onu anlatmak; insanımıza, insanlığa tanıtmak,
temel yükümlülüğümüz olmalıdır.


Toplumsal çelişkiler, yeni bir toplum yaratmaya "tohumsa" eğer, bu tohumun "çimlenme" gücünü temsil eden bir toplumsal kimliği "bulmak" zorundadır. Bu eğilimin önüne hiçbir güç geçemez. İşte bu toplumsal kimlik Şeyh Bedreddin olmuştur. Resmi tarihin bize ulaştırdığı bilgileri ölçü alırsak Şeyh Bedreddin'i "yakalama" olanağını elde edemeyiz. Tarihin görevi "soyutlanmış" kişi serüvenlerini anlatmak değil, olayları yaratan toplumsal dönüşümleri araştırmak, olaya egemen olan düşünce örgüsünü, bu düşünce örgüsünün gelişim çizgisini geçmişten geleceğe doğru izlemektir. Şeyh Bedreddin olayında bu yapılmış mıdır?, sorusuna "olumsuz" yanıt verecegiz..Anlatılanlara biraz yakından baktığımızda olayların içinde ya da kıyısında-köşesinde Şeyh Bedreddin adının "gezindiğini" görürüz: Şeyh Bedreddin'i "yaratan-dillendiren" toplumsal olaylar "örtüktür"; bütün eylem gücü, "yüceltilip" tasavvufi bir zemine taşınan Şeyh Bedreddin'in kişiliğinde toplanıvermiştir. Üretim ilişkileri, üretici güçlerin durumu, toplumsal bunalımlar, sarsıntılar, çalkantılar; toplumsal kurumlarda gözlenen çözülmeler; yaşama koşullarıyla, yaşam değerleriyle inanç koşulları, inanç değerleri arasındaki "uyuşmazlık-karşıtlık" gözlerden "ırak"tır. "Kök"e inmek yerine "görüntü"yle yetinildiği hemen algılanır. "Niye böyle oldu?", sorusuna "ikirciksiz" yanıt vermek durumundayız: Anadolu halk isyanlarında eksiksiz-kusursuz düzen anlamında"kâmil toplum"a bağlanan ve insanlığı kesin kurtuluşa taşıma kaygısıyla yaşama dayatılan toplumsal tasarımlar "silindi mi" hemen her şey insanı kurtuluşa taşıma çabasıyla "kâmil insan"a bağlanır. Geçmiş "silinir", tarihi yaratan "toplum-sınıf"tan sakınılır; insan toplum "hizmetlisi" olacağına inancın "kulu" olur.
Asyalı kandaş insanların Anadolu toprağına ayak basmasıyla "kurgu dünyası"na, yani ahirete "gönderilen" güzellik, erdem, iyilik, yiğitlik, mutluluk, doğruluk, saygı, sevgi vb. oradan yaşanılan dünyaya taşınıvermiştir. Doğaötesi inançlara karşı, doğaya yönelik inançlar "fışkırmış"; metafizik inanç değerleriyle yaşamsal bir kavgaya girilmiştir; eski yeninin içinde, yeni eskini içinde "erimiş"; ne eski ne de yeni olan bir "bireşim"e ulaşılmıştır; inançla yaşam arasındaki "çelişki" düşünebilmenin aracı olmuştur. Demek ki bâtınilikte inanmak için "doğaüstü"ne başvurulmaz; doğrudan varlığın kendisine "yönelinir".

Geçmiş olayların tarihsel özelliği, ancak "geleceğe" katkıları ortaya çıktığında tam olarak anlaşılabilir: Aradan altıyüz yıla yakın süre geçti, tam anlamıyla "gelecek zaman"da sayılırız; bilmek için "yeterli zaman" geçmiştir. Kaynaklar, boş bir evde duran "hayaletler" gibidir; tarihle sulanabilirse sulanıp canlandırılabilirse "hayalet" olmaktan çıkıp aramıza katılabilirler. Hayaletlerin aramıza katılması "geçmişimizle çiftleşmek" anlamına gelir ki "doğum" kaçınılmazdır.

Bizler Şeyh Bedreddini Nazım Hikmet'in "Şeyh Bedreddin Destanı"ndan öğrendik: Nazım Hikmet, isyanın geçtiği tarih kesitine, koğuşun demir parmaklıklarına yanaşan ve Tornacı Şefik'in gömleğini giyen Börklüce Mustafa'nın dervişlerinden birinin "ruhu" ile yolculuk etmişti. Biz ise Bedreddin'in kavga/düşünce dünyasına, "yaşamın sonuncu kaynağı olduğuna inanılan ve canı taşıdığı kabul edilen", ondan bize ulaşan tek "kanıt" durumunda bulunan "kemikleri" ile seyahat edeceğiz. Kemiklerden oluşan "iskelet", geriye taşındığında "bin bir can edinir, bin bir dona bürünür"; geçmişin orasında-burasında "bedensiz dolaşan ve beden beden" diye çığrışan Bedreddin müridlerini "uçurup" aramıza taşıyacağız. "Söze gele*ceğiz/sözle geleceğiz", yeni bedenlerde "yo*rum*lanacağız", yani "davranışa dönüşeceğiz", bu yolla geleceğe taşınıp "ölümsüzleşeceğiz/ öl*meden evvel öleceğiz ya da yaşarken dirile*ceğiz." Nazım Hikmet'in Şeyh Bedreddin Des*ta*nı'nın sonuna eklediği Ahmed'in öyküsü, bu tasarıma çarpıcı bir örnektir. Ahmed'in dedesi ile muhabbet eden erenler, tok ve kararlı bir sesle şöyle der:

"İsa peygamberin ölüsü etiyle, kemiğiyle, sakalıyla dirilecekmiş. Bu yalandır. Bed*red*din'in ölüsü, kemiksiz, sakalsız, bıyıksız, gözün bakışı, dilin sözü, göğsün soluğu gibi dirilecek. Bunu bilirim işte... Bedreddin yine gelecek diyorsak, sözü, bakışı, so*luğu bizim aramızdan çıkıp gelecektir, diyoruz"

Olaylar, tarihçileri olduğu denli vakanüvisleri de ilgilendirir. Ancak iş "keramete" gelince onu yalnızca menakıbnâme yazarları işler; kurala da uyar, dünya sorunlarına "aldırış etmez"; bir bakıma, sistemi ve sistemin ilahi ideolojisini "iplemem" demek ister. Vakanüvis ise "bilmek ve susmamak zorunda" olduğu şeyleri "yazmaz" ya da "yazamaz". Bu nedenle vakanüvislerin kayıtlarından çok, menakıbnâme yazarlarının verdiği bilgilere sarılırız.

Hamamda düşünce ya da tuvalette kan görünce insanın, güvenebileceği birini bulması gerekir: Tıpkı bunun gibi, toplumsal bir bunalım halinde, "altına" sığınabileceğimiz bir toplumsal bilinç/kimlik "bulmak" yaşamsaldır. Amacımızı gerçekleştirebilmek için "yaşamı erteleyenlerden"; Şeyh Bedreddin'in ve Bedreddin bağlılarının ruhlarını "ziyaret" edenlerden olalım. Tarih bizi/bizleri yargılamadan Şeyh Bedreddin'e sahip çıkalım.

--- Esat Korkmaz ---
^^ Asi ^^ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
^^ Asi ^^ Kullanicisinin Bu mesaj'ina 4 üye tesekküpr etti:
Alt 23.05.2008, 23:32   #2
hawar
Silver Members
Standart

spas heval güzel paylasimin icin elbette seyh bedrettin e ve yaptigi herseye sonuna dek sahiplenecegiz
hawar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01.11.2008, 23:02   #3
Bay sanjap
Silver Members
Standart

paylaşımına teşekkür.serezin esnaf çarşısında bir bakırcı dükkanının karşısında sallanan şeyhimin çırılçıplak etidir.
sanjap isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.11.2008, 15:32   #4
Bay Aspendos
Silver Members
Standart

"Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı incirleri hep beraber yiyebilmek,
yârin yanağından gayrı her şeyde
her yerde
hep beraber!
diyebilmek
için
on binler verdi sekiz binini.. "

*Börklüce Mustafa ile Torlak Kemâl'i da saygiyla aniyorum
Aspendos isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
Lucas uyardı: Yalnızca bir film CP Robot Cinebot 1 17.09.2008 18:56
Yalnızca Google mı kullanıyorsunuz? Odak Teknoloji Haberleri 1 21.05.2008 15:30
AŞK Sebep Yalnızca... MyLove Resimli Şiirler 2 04.05.2008 00:59
GOLLER tarih tarih GeCe86 Spor Konulari Arsivi 0 01.04.2008 02:01
Yalnızca Goller Vardı: 2-0 SaKLaMBaC Spor Konulari Arsivi 1 11.03.2008 02:07

Paylaşmak Özgürlüktür - Arşiv - Yukarı git Web Stats TOPlist
File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Vaylo Yeni Albüm Albüm Paylasim
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192
Powered by vBulletin® Version 3.7.4 ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:43 .