![]() | |
| | ||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #11 |
| Aileler genellikle 'normal kabul edilen alt ıslatma davranışı' ile 'çocuk psikolojisinde uyum bozukluğu olarak kabul edilen alt ıslatma davranışı' arasında ayırım yapmanın zor olduğunu ifade eder. Genellikle çocuklar, 2-3 yaşlarında gündüz mesane kontrolünü kazanırlar. Gece kontrolü ise 3,5-4,5 yaşları arasında tamamlanmaktadır. Çocuğun normal gelişim içinde idrarını gece ve gündüz kontrol edeceği biyolojik olgunluğa erişmesi gereken 5 yaşından sonra tekrarlayıcı olarak istem dışı alt ıslatması enürezis adını alır. Enürezis tanısı konması için; 4 yaşını dolduran çocuğun, yatağına ya da giysilerine tekrarlayıcı nitelikte idrar kaçırması ve bu davranışın en az üç ay süre ile en az haftada iki kez ortaya çıkması ya da klinik açıdan belirgin bir sıkıntı doğurması ya da önemli işlevsellik alanlarında (okulda, toplumsal, v.b) bozulmaya neden olması gerekir. Ayrıca bu davranışın tıbbi bir duruma bağlı olmaması gerekir. İdrar kaçırma sadece gece uyku sırasında oluyorsa bu durum Nokturnal enürezi, eğer idrar kaçırma çocuğun uyanık olduğu saatlerde gerçekleşiyorsa Diürnal enürezis adını alır. Nokturnal enürezis erkek çocuklarda, diurnal enürezis ise kız çocuklarda daha sık görülür. Yaklaşık %75-80 oranında bulunan bebekliklerinden beri enürektik olma durumuna birincil enürezis denir. Bu durum sinir-kas kontrolündeki gecikmeden veya anne babanın yetersiz tuvalet eğitiminden kaynaklanabilir. Alt ıslatma probleminin %20-25lik bölümünü oluşturan ikincil enürezis ise en az 1 yıl boyunca idrarını kontrol edebildikten sonra bir gerilemenin olduğu durumdur. İkincil enürezis bir kardeşin doğumuna tepki olarak regresyon belirtisi olabilir. Sıklık Türkiye'de çocukların yaklaşık %20si ve yetişkinlerin %1i bu sorunu yaşamaktadır. Ankara'daki Çocuk Ruh Sağlığı bölümlerine getirilen çocuklardaki enürezis oranı %18-21 civarındadır. Sosyoekonomik düzeyin ve eğitim düzeyinin düşük olduğu ailelerde, psikososyal açıdan olumsuz durumdaki çocuklarda ve erkek çocuklarda kız çocuklardan daha sık görülmektedir. Nedenleri Enürezisin nedenlerinden biri olarak ailesel bir yatkınlığın bulunduğundan söz edilir. Enüretik çocukların işlevsel mesane kapasitesinin düşük olduğundan, internal sfinkterin tam olarak işlev görmesinin geciktiği de bildirilmiştir. Ayrıca tuvalet eğitimine gelişimsel açıdan hazır olmadığı bir dönemde başlama, katı tuvalet eğitimi ve anne-babanın uygunsuz tutumları enürezise neden olabilir. Bu durumda enürezis, genellikle titiz bir annenin katı tuvalet eğitimine karşı pasif agresif bir tepki niteliği taşıyabilmektedir. Tuvalet eğitimine çocuğun sfinkterleri üzerindeki denetimini kazanmaya başladığı 1.5 yaşlarında başlanması daha uygundur. Aile düzenindeki önemli değişiklikler, ailede ölümler, ayrılıklar, boşanma, geçimsizlikler, hastalıklar ya da okulda başarısızlıklar gibi psikososyal etkenler özellikle ikincil enirezisin nedenleri arasında sayılabilir. Ailenin aşırı koruyucu ve hoşgörülü tutumları da çocuğun bebeksi kalmasına neden olarak enürezis belirtisi ortaya çıkabilir. Olumsuz Etkileri Enüretik çocukların benlik saygılarının kontrol grubuna göre daha düşük olduğunu, sorun düzelince benlik saygısının normale döndüğünü gösteren birçok çalışma vardır. Çünkü enürezis, özellikle çocukların kişilik gelişiminde etkili olan sosyal faaliyetlere katılımını güçleştirir ve yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir. Ve bu şekilde çocukta özgüven eksikliğine, benlik saygısının azalmasına ve sosyal kimlikle ilgili sorunlara yol açabilir.. Ayırıcı Tanı Enürezisin ayırıcı tanısında, organik veya metabolik bir nedene bağlı olan enürezi durumlarına dikkat etmek gerekir. Ürogenital sistem anormalileri, ürogenital sistem enfeksiyonları, poliüri yapan metabolik hastalıklar, şeker hastalığı, epilepsi v.s. olup olmadığı incelenmelidir. Tedavi Enürezisin biyolojik bir nedeni olmadığı ve durumun psikolojik olduğu anlaşıldıktan sonra tedavisi başlar. Tedavide uygulanan yöntemler; aileye danışmanlık, davranış tedavisi, psikoterapi ve ilaçlardır. Aileye danışmanlık yaparken, ailenin çocuğun enürezisine karşı duygu, düşünce ve davranışları incelenir. Aileler bu duruma öfke, utanç ve bıkkınlık hissederek cezalandırma, kıyaslama, utandırma gibi tutumlarla olumsuz davranabiliyorlar veya çocuğu bezlerken öpüp severek enürezisi destekleyen tutumlarda bulunabiliyorlar. Her iki tutumun da zararlı olduğu aileye açıklanır. Davranış tedavisinde uygulanabilecek birkaç yöntem vardır. Bunlardan birinde, çocuğun az miktarda idrar yapmasıyla idrar alarmı denilen bir zil çalar ve çocuk uyanarak tuvalete gider. Takvim tutma ve ödüllendirme teknikleri ise çocuğun motivasyonunu artırır ve ona sorumluluk verir. Bu yöntemde çocuk ıslak veya kuru olduğu geceleri bir takvim üzerinde işaretler. Eğer takvimde işaretlenmiş olan kuru günler çoksa çocuğa ödül verilir. Duygusal içeriği olan ödüller (kucaklamak, başardığını hissettirmek, aferin demek) daha etkili olur. Bir başka davranışçı yöntemde de çocuğa idrarı geldiğinde bir süre tutması öğretilir ve bu süre giderek arttırılarak idrar tonusu ve kapasitesinin arttırılması hedeflenir. Bunlardan yanıt alınamazsa ilaç tedavisi denenebilir. İlaç tedavisi etkilidir, ama tedaviye devam edilmezse enürezis yineleyebilir. Çocuğun tedaviye dirençli olması, birlikte davranış ve duygulanım sorunlarının görülmesi, zorlu yaşam olaylarından sonra başlayan ikincil enürezis olması söz konusu ise bir uzmana başvurarak psikoterapi görmesi gerekir. | |
| | |
| | #12 |
| Kardeş kıskançlığı doğal bir duygu olup, şiddeti ve dışa vurumu her çocuğa göre farklılıklar gösterebilir. Kardeş kıskançlığı duygusuyla savaşmak yerine çocuğa bu duygusunu kabul edilebilir olduğu ve nasıl başedeceği öğretilebilir. Tanım : Bu duyguyla ilk tanışma iki yaş civarındadır.. Çocuk, herkesin kendisinden daha iyi olduğunu ve kendisinin herkesten daha az sevildiğini düşünmeye başlar. Belirtiler: *Kardeş kıskançlığı, kendine acıma, üzüntü, küçük düşme korkusu, can sıkıntısı, öfke, nefret ve intikam alma düşüncelerinin yanı sıra sevgi, koruma ve yakınlık hissetme isteği gibi karışık duyguların bir bileşiminden oluşmaktadır. Bu duygulardan en etkili olanları öfke, kendine acıma ve üzüntü duygularıdır. *Çocuk o güne kadar evde kendisi ilgi ve sevgi odağıyken birden ikinci plana itilmiş gibidir. Artık anne babasının ve diğer yakınlarının sevgi ve ilgisini kardeşiyle paylaşmak durumundadır. Sevilmediği düşüncesiyle anneden tamamen uzaklaşır, içe kapanır, yemek yememeye ve zayıflamaya başlayabilir. * Kabus gördüklerini, çişlerinin geldiğini bahane ederek ilgiyi kendi üzerlerine çekmeye çalışırlar. Altını ıslatma, parmak emme gibi davranışlarla önceki gelişim evresine gerileme görülebilir. * Hem gün içinde hem de geceleri aşırı sinirli olurlar. Huzursuz bir görünümleri vardır, sakinleşmekte zorlanır ve kimi zaman çevrelerindeki insanlara öfkeli davranabilirler. Kendine ya da eşyalara yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilirler. *Evden ayrılmayı reddetmeyle birlikte (Örn: okula gitmek istememe) baş ağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik belirtiler, (emin olmak için fiziki muayene yaptırılmalıdır) huzursuzluk, isteksizlik ve diğer stres belirtileri sık sık gözlenebilir. *Yeni bir kardeşin doğumu çocukta ilgi ve koruyuculuk, sıkıntı ve kıskançlık gibi çelişkili duygular yaşanmasına neden olur. Artık eskisi kadar sevilmeyeceği korkusu daha anne hamileyken başlayabilir. Son aylarda annenin yorgun, isteksiz ve yeni gelecek kardeşin hazırlıkları ile uğraşıyor olması çocuğun huysuzlaşıp, anneden ayrılmak istememesine neden olabilir. *Bazı çocuklar kıskançlık duygularını açıkça ortaya koyarak kardeşine vurma, onun oyuncağını kırma, "ondan nefret ediyorum" deme gibi davranışlar gösterirken bazıları da bu duygularını bastırır ve aşırı sevgi gösterir, bu davranışın altında çoğu zaman ana-babanın sevgisini kaybetme, tepki görme korkusu yatar. *Anne babaya sık sık onu sevip sevmediklerini sorma ve sevgilerinden bir türlü emin olamama yaşanabilir. Kıskançlıkla baş edebilme: Sosyal ve ruhsal açıdan sağlıklı çocuklara sahip olmanın yolu birden çok çocuğa sahip olmaktır. Kardeşler arası kıskançlığı yok etmenin herhangi bir yolu yoktur ve tamamen ortadan kaldırılamaz, ancak hafifletilebilir. Bunun için doğumdan önce ve doğumdan sonra alınması gereken önlemler vardır. Doğumdan Önce Yapılması Gerekenler a.kıskançlığı en alt düzeyde tutmanın tek yolu, çocuk evin tek çocuğu konumundayken bütün istekleri yerine getirilmemelidir. Yani şımartılmamalıdır.İlgi ve sevgi normal bir seviyede tutulursa kardeşin gelişiyle de çocuk aşırı kıskançlık durumları yaşamayacaktır. b.Çocuk, psikolojik olarak kardeşinin gelişine hazırlanmalı ve aileye katılacak ikinci çocukla ilgili bilgiler verilmelidir. Daha bebek gelmeden çocuğun ruhunda kardeşine karşı sevgi oluşması sağlanabilir. c.Çocuğu bebeğin gelişine hazırlarken kaygılı olunmamalıdır.Bazen ana babalar öyle kaygılanır ki, sanki her şeyin sonu olacaktır ve bu kaygılarını çocuğu da yansıtırlar."Sakın kardeşini kıskanma", "Kardeşini kıskanırsan Allah seni cezalandırır","hiç korkma, seni de kardeşin kadar seveceğiz","Ona ne alırsak,aynısın sana da alacağız" gibi ifadeler çocuğu daha da kaygılandırır. d.Bebekle ilgili yapılan hazırlıklarda abartıya kaçmamak gerekir. Doğumdan Sonra Yapılması Gerekenler • a.Anne bebekle ilgilenirken büyük çocuğu tamamen ilgiden mahrum etmemelidir. • b.Anne- baba çocuğa olan sevgisini sözlerden ziyade davranışlarıyla göstermelidir. • c. Çocuğun yanında bebeğe aşırı sevgi gösterilerinden kaçınılmalıdır. • d.Büyükanne/baba ve misafirler daha çok bebekle ilgilenirler. Gerekirse büyük çocukla ilgilenmeleri için uyarılmalıdır. • f.Bebeğin uyuduğu ortamda gürültü çıkarttığı için sert tepkide bulunmak, çocuğun kıskançlığını arttıracaktır. Sert tepki ve ceza yerine daha sakin ifadelerle uyarılmalıdır. • g.Bebeğe zarar verir endişesiyle çocuk,devamlı bebekten uzaklaştırılmaya çalıştırılmamalıdır.Zarar verici davranışlara yöneldiği hissedildiğinde uyarılmalıdır;ancak uyarının boyutu kabul edilebilir düzeyde olmalıdır. h.Kardeşler arası kıyaslamalar asla yapılmamalıdır.Çünkü her biri ayrı yetenek ve ilgiye sahiptir. • ı.Hamilelikten önce çocuk ana-babasının yanında yatarken,hamilelikle beraber çocuğu başka bir odada yatırmak yanlış bir davranıştır.Ayrıca kendi odasında yatan çocuğu, bebeğin doğumundan sonra kıskanmasın diye, ana-babasının odasına almak da doğru bir davranış değildir. • i.Bebeğin bakımıyla ilgili işlerde büyük kardeşin yardım etmesi sağlanabilir.Çocuk verilen görevi yerine getirdikten sonra övücü sözlerle ödüllendirilebilir.Bu tür etkinlikler zamanla alışkanlık haline getirilirse, çocukta kıskançlık yerine koruyuculuk duygularının gelişmesini sağlar. j.Aile içinde işbirliğine önem verilmeli.Çocukların ilgi ve yeteneklerine göre ayrı ayrı sorumluluklar verilmeli.Değerlendirmede çabaya önem verilmeli. • k.Çocuğun duygularıyla yüzleşmesi sağlanırsa fiziksel şiddet içeren davranışlar yok olabilir.Örneğin çocuk büyük ise,kardeşi hakkındaki duygularını açığa çıkarmasına etkin dinlemeyle yardım edilebilir. • Kıskançlıktan dolayın kötü bir çocuk olmadığı mesajı verilmelidir.Aksi takdirde çocuk kendini suçlu hissedecektir. • Kısacası, çocuk aileye yeni katılan kardeşinden önce nasıl bir konumda ise, kardeş geldikten sonra da bu konumu çok az değişiklikle aynen korunmalı. Kaynak: Çetin ÖZBEY; 'Çocuk Sorunlarına Yapıcı Çözümler' | |
| | |
| | #14 |
| Çocuklarda küfür üç temel gruba ayrılır. -Ya beddua etmek yada birine zarar verilmesi dileğini yansıtan konuşmabiçimi -Cinsel içerikli küfürler, müstehcen konuşmalar -Kişiliğe yönelik küfürler. Manyak, salak... Çocuklarda Küfürün Nedenleri 1- Dikkat çekme: Bazı çocuklar ana-babadan yeterliilgiyi göremiyorlarsa, dikkat çekmek için küfrederler. 2- Sarsılma:Bazı çocuklar için yetişkinleriŞok etme, rahatsız etme eğlenceli olabilir. 3- Ağızdan kaçıverme: İnsanlardaengellenme yada kızgınlık hissedildiğinde yada fiziksel bir gerginlik olduğundaküfürün ağızdan çıkıvermesi çok doğaldır. Çok engellenen, yaşama alanı çokdaraltılan çocuk, kızgınlık olarak küfredebilir. 4- Savunma:Bazıları için kötü söz söyleme birsavunma davranışıdır.Küfür etmenin tam anlamıyla yasak olduğu çevredeyetişenler, isyan ederek bağımsızlıklarını göstermek isterler. 5- Olgunlaşma: Bazen de çocuklar yetişkinolmanın bir sembolü olarak, kötü söz söylerler. 6- Akranları tarafından onaylanması: 7- Çocukça bir zevk: Küçük çocuklarda banyo ve onailişkin konuşmak, çocuklarda bir tür çocuksu seksüel zevk alma durumu ortayaçıkarmaktadır. Küfürü Önlemek İçin Yapılamsı Gerekenler 1-Örnek oluşturma: Eğer kaba ve küfürlü bir konuşmaeğilimini kendinizde engelleyebiliyorsanız, çocuğunuzda bu kontrolü sizi taklitederek öğrenecektir. 2- Dürtülerini ifade edebilme: Eğer çocuk,size olan kızgınlıklarını rahatlıkla dile getirebiliyorsa, bu özgürlüğe sahipise, olumsuz duygularını belirtmek için daha az küfürlü sözcük kullanacaktır. 3- Tartışma: Bu kelimeler bir kağıda yazılaraktanımlanır ve daha sonra tartışılır. 4- Önemsememek: Çocuklar kötü sözcüklerkullandığında,anne-babalar bu duruma pek fazla üzülüp şaşırmıyorlarsa,çocukların bu sözcükleri söylemeleri için bir nedenleri kalmayabilir. 5- "Dilsizlik Oyunu": Ana-babalarböyle durumlarda Şoke olmaktan çok, sessizlik oyunu oynayarak çocuğuyönlendirebilirler. "senin kullandığın kelimenin anlamı nedir?","anlamıyorum", denilerek çocuktan yanıtlaması istenir. 6- Yaratıcı olmaya özendirmek: Yaratıcıuğraşlar, yazınsal faaliyetler, spor vb. Yaratıcılığı artırıp kötü söz kullanımınıengeller. 7- Kötü sözcüklerin yıpratılması: Çocuk bukelimeyi kullandığında 5 dakika boyunca bu kelimeyi söylemesini isteyin. Büyükolasılıkla bir daha kullanmayacaktır. Söylemek istemediği zaman, ancak kötüsözcüğü kullanmaktan dolayı verilen cezayı uyguladıktan sonra, istediğiniyapabileceğini söyleyin. 8- Ciddi cezalandırmama: Eğer çocuğunuzu, döverek, bağırarak, tehdit ederek cezalandırırsanız; çocuğunuz bukelimeleri yakalanıp cezalandırılmamak için, gizlice kullanmayı öğrenir. Uygun olmayan bu sözcüklerin yerine, uygun kabul edilebilirsözcükler kullanması için çocuğu bilgilendirmek gerekir. Çocuk olumlu sözcükkullandığında, çocuğun övülmesi, teşvik edilmesi gerekir. | |
| | |
| | #15 |
| Sorumluluk bireyin yaş,cinsiyet ve gelişim düzeyine uygun olarak yüklendiği yüklenmek zorunda olduğu görevleri yerine getirmesidir.Bu duygu erken çocukluk devrelerinden itibaren çocukta gelişir. İki buçuk yaşından itibaren,çocuğun döküp saçacağını bile bile ona kendi başına yemek yeme fırsat tanıma,döktüğü oyuncaklarını toplamasını bekleme,kendi odası ve yatağını kabullenmesini sağlama sorumluluk alma sürecinde çocuğu cesaretlendirir ve olumlu yol kat etmesini sağlar.Böylece çocuk kendini yöneteceğinden güven duygusunu kazanır.Aile içi iletişim -etkileşim sonucunda çocukta "ben değerliyim"ya da "ben değersizim" DUYGUSU GELİŞİR.Çocuğun kendini önemli hissetmesi onun kişilik gelişimi veya sosyal ilişkileri açısından önemlidir.Çocuğun kendini değerli olarak görmesi,öncelimle yakın çevresinden kabul görmesine bağlıdır.Bunun içinse çocuğa uygulama fırsatı tanınmalıdır.Dilendiğince giyinen,giysisini seçen ,istediği resmi yapan,yemeğini baskısız yiyen,hareketlerine katı sınırlar getirilmeyen,kişiliğine saygı gösterildiğini gören ve kendini özgürce ifade eden çocuk "ben değerliyim"diye düşünür.Bu da onu başarılara ve yeni atılımlara,dolayısıyla sorumluluk almaya yönlendirir.Çocuğa kendine yetmeyi ve kendini yönetmeyi öğretmek gerekir.Ona özgür bir ortam hazırlamalı,ayakları üzerinde durmayı,kendi kanatlarıyla uçmayı öğretmelidir..Çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun sorumluluklar verilip,başarması için desteklenmelidir.Secim yapması engellenmelidir.Sorumluluk alanlarında çocuğun çabalarına saygı gösterip kendi başına düşünüp sorunları çözmesi sağlanmalıdır. Ebeveynler olarak neler yapmaliyiz? • Mesajinizi iletin :Öncelikle cocugunuz, sizin ondan ne istediginizi net ve acik bir sekilde bilsin..mesela, o "kardesinle kavga etmeni istemiyorum" o "odani toplamalisin" o "her gün bir saat ders calismani istiyorum" • Simdiye dek kullandiginiz ve bir ise yaramayan cezalandirma yontemlerini birakin. • Cocugunuza, istediginiz yapmaz ise sonucun ne olacagini ve bundan da kendisinin sorumlu oldugunu soyleyin. Mesela, o "kardesinle kavga edersen sinemaya gidemezsin" o "odani toplamazsan arkadaslarinla bulusamazsin" • Bu son ve en önemli asamadir..SOYLEDIGINIZ SÖZÜN ARKASINDA DURUN..ASLA YERINE GETIREMEYECEGINIZ SOZLER SARFETMEYIN.. Muhakkak cocugunuz israrla istemediginiz sekilde davranacakti, ancak sizin dediklerinizi yapacagindan emin olursa davranisini degistirecektir. SAYET BIR KEZ TUTARSIZ DAVRANIRSANIZ. BUNU EN KISA ZAMANDA SUISTIMAL EDILECEGINI BILMELISINIZ. Siz tutarli ve kararli oldugunuz sürece, cocugunuz davranislarinin sonucundan kendisinin sorumlu oldugunu ve yapmasi gereken bir isi yapmaz ise sonuclarina katlanmasi gerektigini ogrenecektir.. TOPLUMUMUZUN, DAVRANISLARININ SORUMLULUGUNU ALMASINI BILEN YETISKINLERE IHTIYACI VARDIR. | |
| | |
| MyLove Kullanicisinin Bu mesaj'ina 5 üye tesekküpr etti: |
| | #16 |
| çok teşekkürler. Benim için çok faydalı oldu. paylaşım için sağolun. | |
| | |
| buseylem, Tesekkür Edenler: |
| | #17 |
| bunları ogrenmek lazım | |
|
| , Tesekkür Edenler: |
| | #18 |
| bilgi için sagolun | |
| | |
| dvxdoxxx, Tesekkür Edenler: |
| | #19 |
| Çocuk doğduğu andan itibaren hem fizyolojik hem psikolojik bir gelişim süreci içine girer. Çocukta dil gelişimi de bu süreçte önemli bir yer kaplamaktadır. 3-4 yaş grubu dil gelişimi: .Günlük yaşamımızda kullandığımız, içmek, açmak, kapamak, uyumak gibi eylemleri belirten resimleri isimlendirebilirim. · Özellikleri belirtilen nesneleri getirebilirim. · İki eylem gerektiren direktiflere uyabilirim. · Çevremdeki nesneleri tanır ve onları adlandırabilirim. · Söylemesem bile dokuzyüze yakın kelimeyi anlayabilirim. · Iki ayri nesneli eylemi gerektiren emirleri yerine getirebilirim. · Beş kelimeli cümle kurarak konuşabilirim. · Zamirle kendimi ifade edebilirim. · Sesimin tonunu ve hızını ayarlayarak konusabilirim. · Yaptığım bir resmi anlatabilirim. · Kendi kendime konuşur ve çok soru sorarım. · Onsekiz adet nesne kartı içinden en az on tanesinin ne olduğunu söyleyebilirim. · Altı kelimelik bir cümleyi, söylendikten sonra tekrarlayabilirim. · Bir hikaye oluşturup anlatabilirim. · Olayları birbirine bağlayıp olan biteni anlatabilirim. 4-5 yaş grubu dil gelişimi: .Özellikleri belirtildiğinde vücudumun kisimlarini gösterebilirim. · Üç nesneli ve davranişlari emirleri yerine getirebilirim. · Resimleri mantikli bir şekilde açiklayabilirim. · Tek başima 3-4 misralik basit şarkilari söyleyebilirim. · Düzgün ve tam cümleler kurabilirim. · Yedi kelimeden oluşan cümleleri kurabilirim. · Geçmiş şimdiki ve gelecek zamanlari doğru olarak kullanabilirim. · On sekiz adet değişik nesne resminden on dört tanesinin ismini söyleyebilirim. · Yakin zamanda yaşanmiş olaylari anlatip, olaylar arasinda ilişki kurabilirim. · Ev adresimi söyleyebilirim. · Kaç yaşimda olduğumu söyleyebilirim. · Sürekli olarak "neden, ne zaman, nasil" gibi sorular sorabilirim. · Kelimelerin anlamlarini merak ederek ne olduğunu sorabilirim. · Gerçekleri hayallerimle kariştirarak hikayeler anlatabilirim. · Artik konuşmalarimda bebeksi konuşmalara yer vermem veya çok az konuşurum. 5-6 yaş grubu dil gelişimi: Adimi soyadimi söyleyebilirm · Ailemdeki kişilerin isimlerini söyleyebilirim · Telefonumu ve ev adresimi söyleyebilirm · 6-8 kelimelik cümleler kurabilir, söylendiğinde tekrarlayabilirim · Somut nesneleri yapilarina gore daha ayrintili olarak tanimlayabilirim · Soyut nesnelerin anlamlarini sorabilirim · Zit anlamli soyut kelimeleri söyleyebilirim · Zit anlamli somut kelimeleri söyleyebilirim · Günlük yaşantimi anlatabilrim · Yer ve hareket tarif edebilirim · Niçin sorusunu açiklayarak cevaplayabilrim | |
| | |
| xxxankaxxx, Tesekkür Edenler: |
| | #20 |
| Her$eyi bilinçli bi $ekilde yapabilmek için bi çok kaynak var (kitap, internet, ...) bunllari kulanmamiz bizler ve çocuklar için daha saglikli. Uzunluguna bakip pes ettmeyin uzun olsa bile okunmaya deger yazilar hepsi, iyi okumalar .Te$ekürler degerli payla$imin için... | |
| | |
| Sarya, Tesekkür Edenler: |
![]() |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Duvar Yazıları | mehic | Geyik ve Komik-Yazılar ve Fıkralar | 4 | 25.04.2008 19:46 |
| insan psikolojisi(helal sanaaa) | MyLove | Geyik ve Komik-Yazılar ve Fıkralar | 10 | 07.03.2008 12:08 |
| Psikolojisi bozulmuş | lazvekopat61 | Magazin Haberleri | 0 | 25.12.2007 14:09 |
| Şanlıurfalı Bayanlara 'Kadın Psikolojisi' Konulu Seminer Verildi | lazvekopat61 | Kültür Sanat Haberleri | 0 | 14.12.2007 18:31 |
| Atatürk'ün Psikolojisi Tahlil Edilecek | CP Robot | Kültür Sanat Haberleri | 0 | 08.12.2007 08:50 |