![]() | |
| | ||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| ''Ya Gerçek Demokrasi ya da Hiç!'' Ünlü yazar Yaşar Kemal, “Türkiye Barışını Arıyor” konferansında, ''Ya gerçek demokrasi ya da hiç!'' başlıklı bir açılış konuşması yaptı. Yaşar Kemal’in konuşmasından bazı bölümler... Bizim yirmi beş yıldır süren düşük yoğunluklu çatışmalar denilen light savaşımıza gelince, birkaç kez tek taraflı ateşkes olmasına karşın, bu savaşımız bir türlü bitmiyor. Nasıl, niçin bitmiyor? Bunda kimsenin bilmediği bir keramet olsa gerek. Birinci dünya savaşı dört yıl, ikinci dünya savaşı altı yıl sürdü. Bizim yirmi beş yıllık savaşımız ne kadar sürecek belli değil. Ülkemiz bu savaştan büyük zarara, kötülüğe uğradı. Savaşanlardan otuz bin kişi öldü. Korucu dedikleri sayısı yetmiş bini geçmiş sivil savaşçılar bulaştı ülkenin vicdanına. Beş bin köyün bir çoğunun evleri yakıldı. İnsanları ülkenin bir çok yerine dağıldı. Bir kısmı açlıktan, yoksulluktan kırıldı. Faili meçhul cinayetler olağanlaştı, savaşın bir parçası oldu. Kürtlerin seçkin kişileri seçildi, faili meçhule kurban edildi. Devletin kurumlarının bir kısmı yozlaştırıldı. İkinci dünya savaşına girseydik, bundan daha mı kötü olacaktı? Bu savaş Türkiye’nin belini kırdı. Kendi halkıyla savaşan bir ülke olduk. Gittikçe insanlık gözünde durumumuz kötüleşiyor. Hiçbir koşulda bize hak verilmiyor. Dünya bizim kadar, bizim durumumuzu gözlüyor. Gerillanın adını terörist koyduk, bundan da bir umut bekledik. Sözcükler her zaman her koşulda değişebilir ve bir gün işe yaramaz olur. dışarıda, önceleri, dağa çıkanların çıkmalarının sebebini bilmiyorlar, biraz da gerilla maceraları sanıyorlardı. Dağa çıkanların bir kısmı üniversitelerde okuyanlardı, üniversiteyi bitirenlerdi. Aşağı yukarı dağa çıkanların hepsi okur-yazardı. Avrupa basını da buna önem vermiyordu. Artık bugün ise dünya basını her şeyimizi biliyor. Dünyanın gözüne baka baka sürdürülecek bir savaş, bir ülkeyi çürütecek savaştır. Bir de bu savaşa yüz milyon dolar gitti diyorlar. İstedikleri kadar desinler doğru değildir. Giden para daha çok dolardır. Ya başka kayıplar? Onların altından çok ülke kalkamaz. Dünyadaki büyük uygarlıkların ana sebebini soracak olursak, yeşerdikleri toprakların, dünyanın en verimli, iklim olarak yaşamaya en uygun topraklar olduğunu görürüz. Örneğin Mısır toprakları, Batı Anadolu, Mezopotamya toprakları... Doğu Anadolu toprakları, Güney Anadolu toprakları da bu toprakların içindedir. Batı Anadolu da Doğu Anadolu da bir çok uygarlığın beşiğidir. Doğu Anadolu topraklarının bir çok uygarlığın beşiği olduğu gereğince bilinmiyor. Doğu Anadolu toprakları, Mezopotamya uygarlıklarına yardım etmiştir. Fırat’ın, Dicle’nin yaptığı gibi... Mezopotamya, adını bu iki ırmaktan alır. Bu toprakları, Urartu, Huri gibi daha bir çok uygarlıklara beşiklik etmiştir. Şimdi bu toprakların insanları yoksulluk içinde kıvranıyor. Bu savaştan, önce bu toprakların insanları, her şeye karşın böyle yoksul, böyle ekmeğe muhtaç değillerdi. Savaşta sürülen köylülerin toprakları boşta kaldı. Hayvancılık bitti. Bahçeler kurudu. Arı kovanları boş kaldı. Korucular köylerde geriye ne kalmışsa talan ettiler. Korucularla korucu olmayan arasında onulmayacak bir düşmanlık ortaya çıktı. Sürülmeyen köylere de yaşam zehir edildi. Bir bölge nasıl her şeyiyle yokluğa mahkum edildi? Otlu yaylalar, bereketli topraklar boş kaldı. Ko desinler Kel Ali’nin bağı var. Devletimiz savaş yapıyor, halkı sürüp toprakları boş koymak... Sürgünleri de aç sefil koyarak, sürgünlerin aç sefil çocuklarını da ister istemez dağlara yollamak... Dağlara ne kadar delikanlı gitmiş, sayısını biliyor mu hükümet? Bir de bu tutumdan Türkiye’nin ne kadar zararı oldu, biliyor mu devlet? Bu şiddetin bu savaşın Türkiye’ye ne kadar zararı oldu biliyorlar mı sayın savaşsever milliyetçilerimiz? Bu savaşla günler geçtikçe ne kadar tükendiğimizi, tükeneceğimizi, Allah için bir düşünen var mı, bu gidişle nereye gidiyoruz bir bilen var mı? Bir insana ne yaparsanız yapın, bir insanın bir halkın onuruyla oynamayın!. Bu benim gençliğimden bu yana dilime pelesenk ettiğim sözümdür. Bizim yöneticiler bunun tersini yaptılar. Halka etmediklerini bırakmadılar. Yöneticilerin, onlardan bağımsız korucuların halka yapmadıkları kalmadı. O kadar zulümler yaptılar ki, söylemeye dilim varmıyor. Ülkemizde milliyetçi kisvesine bürünmüş ırkçılar var. Onların dillerine pelesenk ettikleri bir sözleri var: Türkün Türkten başka dostu yok.” Bir ülke halkına bundan daha korkunç bir söz edilmez. Hele Kürtlere böyle sözler etmemelisin. Kürtler sana gücenir. Sevgili milliyetçi dostlara söyleyeyim ki sevinsinler, rahat etsinler. Türkün Türkten başka dostu var. Gizli saklı değil. Malazgirt’ten bu yana Kürtler Türklerle dost. Bu, Kurtuluş Savaşı’na kadar sürmüş. Kimileri yazıyorlar, söylüyorlar ki, Kürtler Kurtuluş Savaşı’nda Türklerle birlikte olmasaydı, bu savaş zordu. Bizim devlet büyüklerimiz, gazetecilerimiz, “Irak’ta Kürtler bağımsız olurlarsa, bu, savaş sebebi sayılmalı” diyorlar. Niçin? Irak’taki Kürtlerden size ne? Kim ne sanarsa sansın, ey milliyetçi ırkçılarımız, dünyada bir tane dostunuz varsa diyelim, o da güneyimizde, petrol kuyularının üstünde oturan Irak Kürtleridir. Böyle bir dostun olması, bir çok dosta bedeldir. Ne yazık ki onlar dostlarından o kadar kötek yemişler ki, yoğurdu üfleyerek içiyorlar. Irak Kürtleri Kuzey Irak’ta bağımsızlık istemiyorlar. Çünkü bağımsızlık onların çıkarına değil. Can-ı yürekten federasyon istiyorlar. Federe bir devlet içinde olmak, onları daha işine geliyor. Kimi insanlar, devlet, basın, hepsi birden, “Kürtler Türkiye’yi bölecek de bölecek.” Belki de bir bildikleri var. Belki de onlar kimsenin bilmediği bir şeyleri biliyor. Belki bu şiddetin bitip eksilmeyeceğini biliyorlar, bilmiyorlarsa da istiyorlar. Ya da bu savaşın hiç bitmeyeceğini biliyorlar, ya da istiyorlar. Belki de hiç kimse hiçbir şey bilmiyor. Bir savaş ne kadar düşük yoğunlukta da olsa, gene savaştır. Savaşın sürmesini isteyen devlet çok güçlü de olsa, gene kayıplar verir, yıpranır. Boşu boşuna savaş sürdürenlerin güçlerinin çok işe yaramadığını görüyoruz. Savaşın acısı herkesin yüreğindedir. Kürtler barış istiyorlar. Onların bu istekleri candan yürekten değilse, bir oyunsa, çok çabuk anlaşılır. Kürtleri dışlayan milliyetçi, ırkçılarımız var. Her şeyi konuşmakta özgürdürler. Bu insanlar dünyadan, yurdunun insanlarından habersizlerdir. Halkımız demokrasiye can attığı halde, demokrasinin nimetine kavuşamadılar. Böyle giderse biz demokrasinin nimetine kavuşamayacağız. Çağımızda bir ülkenin demokrasiye kavuşması o ülkenin onurudur. Bundan yıllarca önce ben, “Demokrasi Kürt sorunundan geçer” demiştim. Sen milyonlarca vatandaşının dilini yasakla, kendi diliyle yazacak okuyacak okulu da yasakla, kendi dilini araştıracak geliştirecek üniversiteyi de yasakla... Kürtler Lozan’dan azınlık olarak çıkmadı. İyi ki azınlık değilmiş. Nerdeyse Kürtlere yasaklanmayacak hiçbir şey bırakılmayacakmış. Malazgirt’ten bu yana kardeş oldukları, Kurtuluş Savaşı’nda ülkelerinin kurtuluşu için birlikte çarpıştıkları, zaferde birlikte sevindikleri kardeşleri, onları nasıl bir azınlık sayabilirdi? Kürtler kendilerini hiçbir zaman azınlık saymadılar. Hiçbir Kürt hiçbir zaman kendini azınlık saymadı. İnsanlıktan mahrum kılındığı halde kendini azınlık saymadı. Sürgüne, aşağılanmaya, dilinin uydurma bir dil, kart-kurt dili olduğunu söyleyenlere bile “Biz azınlığız” demedi. Çünkü onlar azınlık değil kardeştiler. Hiç kimse onları kardeşlikten ayıramaz. Bin yılın adı var. Bu seksen yıldır yasaklar olmasaydı, Kürtlerin kardeşliği unutulmasaydı, yasaklara boğulmasalardı, bugün böyle konuşmak aklımıza gelmezdi. Türk halkı kardeşliği unutmadı. Kürtler aleyhine korkunç propagandalar yapıldı. Kürtler, linçlere, sürgünken geldikleri bölgelere tekrar sürgüne uğradılar. Birileri iç savaşı tetiklemeye çok uğraştılar. İşte bu topraklarda birlikte yaşayanlar, bu kışkırtmalara izin vermediler. Bu, sevinç ve umut verici bir tutumdur. Bundan önce çok fırtınalar atlattık, bundan sonra varacağımız yere kısa yoldan varacağız. Bir de Kürt dili yok diyenler var, türlü uydurmalara başvurarak... Kürtçe çok şiveli bir dilmiş! Ya bilmiyorlar, ya pişmiş aşa su katıyorlar. Kürt dili zengin bir dildir. Zengin dillerin çok şivesi olur. Her bölgede, her yörede değişir. Kürt dilinin zengin bir edebiyatı vardır. Yazılı edebiyatı olan diller, yaşamını uzun zaman sürdürür. Kürt dilinin büyük eski destanları vardır. Bugünkü dengbêjler, köy köy dolaşarak destanlarını söylüyorlar. Yeni destanlar da yaratıyorlar. Eski destancılardan Ebdalê Zeynikî, daha dillerde... Hem büyük bir destan anlatıcısı hem de büyük bir şair... Feqîyê Teyran da bir dengbêjdir. On dördüncü yüzyılda yaşamış Müküs Emiri’nin oğlu. Divanları var. Eldeki ve daha denbêjlerin söyledikleri şiirleri daha dilden dile dolaşıyor. Şiirlerin çoğu kuşlar üstüne. Ona Türkçeye çevirirsek, “Kuşların Fakisi” ya da “Kuşların destancısı” diyorlar. Bütün ömrü kuşlarla geçmiş. Bugün dünyada yaşayan destancılar, Kırgızistan’da, daha dillerde... Destancılara “Manasçılar” diyorlar. Bu yüzyıla kadar İrlanda destancıları vardı. İrlanda’da daha çok folklor çalışmaları var. | |
| | |
| | #2 |
| Çağımızda kültür sorunu yaşanıyor. Özellikle son yıllarda kültürler üzerine çok çalışmalar yapılıyor. Kültür sorunları ülkelerin baş sorunları. Özellikle Avrupa ülkelerinde... Dünyanın kültüre gittikçe daha önem vermesi boşuna değildir. İnsanı insan yapan kültürdür. Dünya binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir. Her çiçeğin bir rengi, bir kokusu vardır. İnsanlık, her kültürün üstüne titremelidir. Binlerce kültür çiçeği, birini koparırsak, insanlık bir kokudan, bir renkten yoksun kalır. Emperyalizme kadar kültürler birbirlerini aşılamış, birbirlerini beslemişlerdir. Uygarlıklar da öyle. Tek başına kendini geliştirmiş ne bir kültür vardır dünyamızda, ne de bir uygarlık. Ülkemizin, kendini bilim adamlarından, aydınlardan sayan bir takım kişiler, çok kültürlülük olamaz diye kendilerini yırtıyorlar. Onlar büyük kültürlerin beşiği olan Anadolu’da böyle konuşuyor. Bu insanlar için konuşmak bize düşmez. Emperyalizme kadar kültürler, ister istemez birbirlerini aşılıyordu. Emperyalizm, Rönesans’tan miras iki sözcüğü sahiplendi. “İlkel ve üstün insan” Ve emperyalistler, kendilerini haklı sayarak ilkel insanlara kültür ve uygarlık götürdüler. Anadolu’ya gerçek bir demokrasiyi getirebilirsek, Anadolu kültürleri gene birbirlerini aşılayacak. Anadolu’nun gene eski zamanlardaki gibi insanlık kültürüne zengin katkısı olacak. Bir ülke insanları insanca yaşamayı, mutluluğu güzelliği seçecekse, bu önce evrensel insan haklarından, sonra da evrensel sınırsız düşünce özgürlüğünden geçer. Buna karşı çıkmış ülkelerin insanları da yirmi birinci yüzyılda onurunu yitirmiş, insanlığın yüzüne bakamayacak durumlara düşmüş insanlar olarak yaşarlar. Ülkemizin onurunu, ekmeğini, kültür zenginliğini kurtarmak elimizde... Ya gerçek bir demokrasi, ya da hiç... " Yaşar Kemal " | |
| | |
| | #3 |
^^ Asi ^^´isimli üyeden AlıntıYokluğa mahkum edildi; Okullar yaptırldı, Gencecik öğretmenleri şehit ettiler... Yollar yapılsın dendi; Yol yapımında çalışıcak işçileri tehtid ettiler, caydırdılar bir yıllık iş, sürdü senelerce, engelemeler, engellemeler... Sağlık ocağı, Hastahane, Dispanser yapılsın dendi; İnşaatta çalışıcak olanların gözü korkutuldu, engellendi... Güç bela yapıldı, Bu seferde Doktorlar yıldırıldı,korkutuldu, vazgeçirilmek istendi.... Fabrika açalım denildi, Millet biraz para kazanıcak boğazından 2 lokma birşey geçicek diye sözde kürtlerin haklarını savunanlar fabrika şantiyelerine saldırdı... Şimdi Kim Kimi Yokluğa Mahkum Etti?...! ^^ Asi ^^´isimli üyeden Alıntı ^^ Asi ^^´isimli üyeden AlıntıKardeşlik....! Kardeşlik, Kalleşlik değil Kardeşlik...! Kundaki bebeği öldüren, Masum halkı kalleşçe katleden, ve ilginçtir ki haklarını savundukları kürtleri bile gözlerini kırpmadan öldüren, Haklarını savundukları kürtlerin yaşadığı yerin gelişmesini istemeyen, Gelişmesini sürekli engelleyen, Büyük kentlerde hiç günahsız Türk-Kürt ayrımı yapmadan meydanlarda bombolar patlatan Teröristlere Gerilla diyeceksin, sonrada Kardeşlikten bahsedeceksin..! Kardeşlik mi Kalleşlik mi? Hangisii ...? !!! --İbrahim Sûresi 7 . Ayet “Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.”-- Konu için Teşekkür ederiz...! | |
| | |
| us-e, Tesekkür Edenler: |
| | #4 |
| Yaşar Kemal güzel söylemiş.Üstadımın ağzına da yüreğine de sağlık olsun.Ama dilerdim ki kendisi gibi diğer aydınlarımızda bu etkinliği uzun süreli devam ettirsin.Bu olmadı,buna üzüldüm.Ama bütün tespitlerinde kendisine %100 katılıyorum.Güzel ve hassas noktalara değinmiş.Oturup bunları bir konuşabilsek,bu sorunları bir aşabilsek,ülkedeki bütün sorunlarda çorap söküğü gibi çözülüp gidecek.Dilerim bu da olur birgün | |
| | |
| | #5 |
<B></B>^^ Asi ^^´isimli üyeden Alıntı [For Members][Üye Özel] Bir bölge nasıl her şeyiyle yokluğa mahkum edildi? Otlu yaylalar, bereketli topraklar boş kaldı. sürgünlerin aç sefil çocuklarını da ister istemez dağlara yollamak... Dağlara ne kadar delikanlı gitmiş, sayısını biliyor mu hükümet?... | |
|
| | #6 |
| Türkiyede temsili demokrasi var.Oda sökmüyo çünkü ekonomik kölelik var | |
| | |
| | #7 |
Yasar Kemal cok güzel bir makale yazmıs..Ancak ; yukarıdaki cümlesine katılmamakla beraber gördüklerim ve okuduklarım dogrultusunda bir yorum yapmam gerekirse ; Kürtler maalesef uzun zaman askeri baskıyla denetim altına alınmaya çalışıldı. Kültürel özelliklerini yaşamalarına izin verilmedi çoğu zaman. Hep alt kimlik altında lanse edildiler. Dillerini konuşmaları suç sayıldı. Çünkü dil bile kaşı taraf için tehlike demekti… Hepimiz bu topraklar üzerinde göçebeyiz. Bizim olmayan bir dünyanın savaşını yapıyoruz...Yaşasın çok kültürcülük ve yaşasın insanlık diyebilsek ve insanlık adına birseyler yapabilsek sanırım bütün meseleler hallolacak...Bu konuda kürt ırkına mensup olanlarında biraz barıscıl davranması ve yanlısa yanlısla karsılık vermemesi gereklidir bence.. Konu ^^ Asi ^^ tarafından (17.04.2008 Saat 11:18 ) değiştirilmiştir. | |
| | |
| | #8 |
| günümüz demokrasisi komunizmin bireye indirgenmiş halidir.Demokrasi nerde. | |
| | |
| | #9 |
| nası yani ya komunizm le ne alakası var ben anlıyamadım veya senin anlamadığın komunizm???? | |
| | |
| | #10 |
| paylasim icin tskl. | |
| | |
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Demokrasi Mi , Özgürlük Mü ??? | ^^ Asi ^^ | Siyasi Anketler | 87 | 17.11.2008 13:31 |
| Demokrasi | salsababy2 | Siyasal Tartışmalar | 1 | 23.04.2008 13:45 |
| Türban, demokrasi ve Kürtler? | A-ydin | Silinen Konular ve Mesajlar | 1 | 09.02.2008 17:43 |
| BİR GERÇEK : DTP demokrasi yanlısı, AKP ise şiddetten yana | dissa-ez | Haber Arsivleri | 8 | 22.01.2008 20:17 |
| Çocuklardan demokrasi dersi | CP Robot | Silinen Konular ve Mesajlar | 0 | 23.10.2007 17:40 |